Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4786 E. 2023/5727 K. 27.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:57
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4786
KARAR NO : 2023/5727
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/722 E., 2023/1360 K.
KARAR : Davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/239 E., 2020/199 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen imar ipoteğinin kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 260 m2 ... 1061 ada 20 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 14.07.1986 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, aynı tarihte tapu kaydı üzerinde taşınmazın 74 m2’lik kısmı için davalı ... lehine 148.000 ETL bedelli imar ipoteği tesis edildiğini, müvekkilince ipotek bedelinin tamamının ödenmiş olup bu hususta davalı ... tarafından ilgili tapu müdürlüğüne 18.02.1999 tarihinde yazılan müzekkerede, ipotek bedelinin tamamen ödenmiş olduğu belirtilerek, ipoteğin terkin edilmesinin istenmesine rağmen tapu müdürlüğünce ipoteğin kaldırılmadığını, davalı belediyeye yapılan başvuruda ipotek bedelinin ödendiğine dair beş adet ödeme makbuzunun sunulmuş olduğunu, ancak davalı belediyece, 18.02.1999 tarihinde yapılan ödemeye ilişkin bir dekont ibraz edilmediğinden bahisle ipoteğin terkini talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek müvekkiline ait taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ipotek bedeline ilişkin beş adet ödeme makbuzunu sunmuş ise de 18.02.1999 tarihinde yapıldığı iddia edilen ödemeye dair herhangi bir makbuz ibraz etmediğini, belediye arşivinde yapılan araştırmada da ödeme ve dekont bilgisine rastlanılmadığından ipoteğin kaldırılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli, 2021/703 Esas, 2021/787 Karar sayılı kararı ile; ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde ise de dava konusu ipoteğin imar uygulaması sırasında tesis edilmekle kanuni ipotek niteliğinde olup yasadan kaynaklandığından yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davalıya yükletilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına, davanın niteliği gereği alınması gereken maktu harcın davacıdan tahsiline, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı tarafça yapılan yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli, 2021/703 Esas, 2021/787 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.11.2022 tarih ve 2021/6257 Esas, 2022/6919 Karar sayılı ilamı ile ‘‘... Davacı tarafından ipotek bedelinin 18.02.1999 tarihi itibariyle tamamen ödenmiş olup davanın açıldığı tarihte, dava konusu taşınmaz üzerinde yer ... ipoteğin haklı ve yasal dayanağı bulunmadığından ve mahkemece, davacının talebinin kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verildiğinden, yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının aleyhine hüküm verilen davalı tarafa yükletilmesi ve yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine yine harçlandırılan dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...’’ gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile; yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine ve davacı lehine nispi vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ipotek bedelinin ödenmediğini, davacı tarafın taşınmazının tapu kaydında bulunan ipotek kaydının, 2981/3290 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen imar uygulamalarından ... kanuni nitelikte bir ipotek olduğunu, bu nedenle maktu vekalet ücreti olması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; imar ipoteğinin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere ipotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Taraflar mevcut ipoteği iradeleriyle tapuda yapacakları işlem sonucu kaldırabilecekleri gibi bir tarafın terkine ... göstermemesi halinde ipotek bedelinin ödenmesi ... ile kaldırılmasını mahkemeden de isteyebilir.
2. 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. Bu yargılama giderleri, hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekalet ücretidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.