Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4857 E. 2023/5726 K. 27.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4857
KARAR NO : 2023/5726
KARAR TARİHİ : 27.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/318 E., 2023/330 K.

KARAR : Davanın kabulüne


Taraflar arasında Mahkemede görülen ve istinaf incelemesinden geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı murisinin 490 ada 4 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, aynı taşınmazda hissedar olan dava dışı ... ... ...’ın 168/2400 hissesini 07.05.2014 tarihinde 170.000,00 TL bedelle davalıya sattığını belirterek ön alım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptal edilerek davacı adına tescili isteğinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ... başına bu davayı açmaya hakkı bulunmadığını, ülkedeki siyasi çalkantılar ve ekonomik kriz sebebiyle önemli ölçüde gerçekleşen enflasyonu gözeterek kötü niyetle haksız menfaat teminini amaçlayarak işbu davayı açtığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI VE İSTİNAF
1. Mahkemenin 02.07.2018 tarihli ve 2016/482 Esas, 2018/619 sayılı Kararı ile; davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2021 tarihli ve 2019/58 Esas, 2021/183 sayılı Kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2021 tarihli ve 2019/58 Esas, 2021/183 sayılı Kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 02.03.2022 tarihli ve 2021/2370 Esas, 2022/1590 Karar sayılı ilamı ile ‘‘....Mahkemece yapılması gereken, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak; resmi senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 173.400,00 TL'nin ön inceleme tarihi olan 06.05.2016 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılacak tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değer belirlenerek, bu miktardan depo edilen ve bankada mevcut bulunan miktar çıkarılarak aradaki farkın da depo edilen önalım bedeline ilavesi suretiyle karar vermektir. Davacı tarafından, aradaki fark depo edildikten sonra işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...’’ gerekçeleriyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 490 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... ... ...'a ait iken davalı ...'ne satılan 168/2400 hissesinin iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı tarafından yatırılan 926.750,48 TL'nin karar kesinleştiğinde davalı Yürek Tekstil Anonim Şirketi'ne ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili; davacının murisinden gelen pay nedeniyle elbirliği mülkiyeti söz konusu iken dava açtığını, sonradan taşınmazdaki payların paylı mülkiyete dönüştürülmüş olsa da, bu durumun davanın açıldığı tarihte gerekli olan dava şartının gerçekleştiği anlamını taşımadığını, davacının ön alım konusu pay satışını açılan ortaklığın giderilmesi davası ile öğrenmesine rağmen süresinde bu davayı açmadığını, depo bedelinin hakkaniyete uygun bir sürede yatırılmadığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamında 173.400,00 TL'nin rapor tarihi itibariyle enflasyon veya mevduat faizi oranında nemalandırılması gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunun bozmaya uygun olmadığını, davacının da nemalandırılmış değeri depo ederek büyük bir mağduriyet yaşadığını, depo kararının ... ve hakkaniyetli olmadığını beyan etmiş, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Temyize Cevap
Davacı vekili temyize cevap dilekçesinde, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddini savunmuştur.

D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Ön alım hakkı; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda payın 3 üncü kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın 3 üncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.

2. Türk Medeni Kanunu'nun 734 üncü maddesi uyarınca ön alım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.

3. Ön alım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca ... olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer ... dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemecede kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

4. Ön alım davalarında fiili taksime değer verilmesi için, taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması halinde tüm paydaşlar tarafından fiilen kullanılan bölümleri olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer ... dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.