Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4877 E. 2023/5477 K. 09.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 15:33
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4877
KARAR NO : 2023/5477
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/471 E., 2023/198 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.11.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ... ile birlikte 9 kişinin vefat ettiğini, ...'ın hem araç sürücüsü hemde araç maliki olduğunu, 27 K 6130 plakalı ticari otobüsün sigortasının bulunmadığını, vefat eden sekiz kişi adına ... ... davalı tarafından ödemelerin yapıldığını, davalı kurumun hak sahiplerine yaptığı 1.000.000,00 TL kadar tutan bu ödemeleri ... mirasçıları olan davacılara rücu ettiğini, ancak araç maliki ...'ın vefatından dört yıl sonra müvekkillerini borcu ödemekten acze düşüren borç durumunun ortaya çıktığını, bu nedenle ... mirasçıları olan davacıların mirası hükmen reddettiklerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, meydana gelen olayda ...'ın tam kusurlu bulunduğunu, kaza tarihinde teminat limitleri 100.000,00 TL iken Ergo Sigorta'dan 10.000,00 TL eksik teminatlı olarak poliçe yapıldığından 90.000,00 TL fark için müvekkili kurumun hak sahiplerine, mahkeme kararları sonucunda ödemeler yapmak zorunda kaldığını, hak sahiplerine değişik tarihlerde toplam 1.094.517,27 TL tazminatın ... Bankası kanalıyla ödendiğini, araç işleteni sıfatıyla ...'a müvekkilinin rücu hakkı doğduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/158 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararıyla; davacıların murisi ...'ın ölüm tarihinde pasifinin aktifinden fazla olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, murisin terekesinin borca batık olduğunun ve davacıların murisin mirasını hükmen reddettiklerinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2017/158 Esas, 2019/297 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan)14. Hukuk Dairesi'nin 03.06.2021 tarihli ve 2020/1207 Esas, 2021/3736 Karar sayılı ilamında; Mahkemece davacılar vekiline mirasın reddine ilişkin ... yetkiyi içeren vekaletname sunması için süre verilmesi gerektiği, davacılardan ...’ın ve ... TC. Kimlik numaralı ...’ın dosyada mevcut mirasçılık belgesine ve UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarına göre, mirasbırakanın mirasçısı olmadıklarından bu davacılar yönünden aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiği, mirasbırakanın terekesinin aktif ve pasiflerinin ölüm tarihi itibari ile araştırılması ve davacı mirasçıların terekenin benimsenmesi niteliğinde eylemlerinin olup olmadığının da denetlenebilmesi açısından tüm araştırmaların ölüm tarihine göre yapılması gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında murisin davalı ... Hesabına 1.094.517,27 TL borçlu olduğu, mirasçılar tarafından veraset ve intikal vergi beyannamesinin verilmediği, murisin terekesinde her ne kadar aktif tapu kaydı olarak Nizip ilçesinde 106 ada 637 parsel sayılı taşınmaz görünse de söz konusu taşınmazın ve öncesinde diğer 106 ada 580 parsel, 106 ada 637 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırıldığı (Nizip Asliye Hukuk 1999/345 Esas, 1999/4163 Karar- 1999/349 Esas, 2000/383 Karar ve 1999/621 Esas, 2001/139 Karar) ve bedellerinin murise sağlığında ödendiği ancak tescillerinin henüz yapılmadığı anlaşıldığından ilgili taşınmazların murisin terekesinde aktif olarak değerlendirilemeyeceği, belediyeye olan borcun davacılar tarafından ödendiği, araç tescil kaydının ve banka hesaplarında bakiyenin bulunmadığı, terekenin benimsenmesine ilişkin mirasçılar tarafından yapılan herhangi bir tasarrufun bulunmadığı, murisin vefat tarihi itibari ile terekesinde mevcut aktif mal varlığının pasif mal varlığını karşılamaya yetmediği anlaşılmakla terekenin borca batık olduğunun tespitine, davacı yönünden muris ...'ın mirasının hükmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ölüm tarihinde muris hakkında açıkça belli olan veyahut resmen tespit edilen bir aciz hali bulunmadığını, davacıların yasal süre geçtikten sonra murisin mirasını reddi için dava açtıklarını, davacıların terekenin olağan yönetimi dışında iş ve işlemlerin yapılıp yapılmadığı hususunda gereken araştırmanın yapılması ve ilgili kurumlara müzekkere yazılarak durumun tespit edilmesi gerektiğini, kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmesini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
HUMK'nun 440/III- 2 nci bendi gereğince ilama karşı kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolunun açık bulunduğuna,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.