YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4884
KARAR NO : 2024/200
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/800 E., 2023/662 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/103 E., 2022/186 K.
Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA
1. Davacı …; davalının köye ait içme ve kullanma suyu olarak kullanılan kaynağın yaklaşık 60-70 metre yakınına ev yeri açacağını söyleyerek yarma açıp su çıkardığını, davalının çıkardığı suyun köyün içme ve kullanma suyunu olumsuz etkileyeceğini ileri sürerek; davalının suya el atmasının önlenmesine ve açılan yarmanın kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen dosya davacısı …; davalının, kadimden beri kullanmakta olduğu parselin su kaynağının çok yakınına ev yeri açacağını söyleyerek yarma açıp su çıkardığını, bu nedenle kendisine ait su kaynağının debisinde azalma meydana geldiğini, köye ait içme suyunu da olumsuz etkilediğini ileri sürerek; davalının suya el atmasının önlenmesine ve açılan yarmanın kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; depremde evlerinin ağır hasar görmesi üzerine yıkıldığını ve kendisine ait bahçede ev ve konteyner yeri açma çalışmaları sırasında iradeleri dışında yer üstüne çıktığını, suyun derinliğinin 3-3,5 metre civarında olduğunu, ihtiyaçlarına yetecek miktarda olduğunu, suyun çıktığı yerin 10-15 metre aşağısında da eskiden kullandığı ve kapattığı su kaynağının bulunduğunu, su üzerinde tasarruf hak ve yetkisinin bulunduğunu, suyun özel su niteliğinde ve özel mülkiyette olduğunu, su çıkmadan önce de yaz aylarında suların seviye, debi ve miktarında azalma olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili; davalının ev yeri açıyorum bahanesi ile taşınmazından su çıkararak borular ile başka taşınmazlara götürdüğünü, davalının çıkardığı suyun çok yakın mesafesinde kendilerine ait kaynak sular bulunduğunu, aynı kaynaktan beslendiklerini, davalının çıkardığı su yüzünden davacı …’ye ait kaynağın kuruduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, tecrübe testinin usule uygun yapılmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve birleştirilen davada davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, yapılan ölçüm ve deneysel tacrübe testi sonucu davalının, dava konusu edilen suya müdahalesinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve birleştirilen dosya davacılar ile asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.