Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/4914 E. 2023/5992 K. 06.12.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 16:42
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4914
KARAR NO : 2023/5992
KARAR TARİHİ : 06.12.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/125 E., 2022/261 K.
KARAR : Davanın reddi
Mirasçılık belgesi verilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili, Ankara ili, ... ilçesi, ... Köyü'nde kain 1535 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... mirasçıları adına kayıtlı olduğunu ve ... mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek TMK'nın 594 üncü maddesine göre Maliye Hazinesinin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir.
II. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.05.2016 tarih ve 2015/133 Esas, 2016/138 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine hükmedilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 11.02.2021 tarih ve 2017/962 Esas, 2021/862 Karar sayılı ilâmında; “...Somut olayda; davacı Hazine tarafından açılan davada Ankara, ..., ... Mahallesi, 1535 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki olan ... oğlu ...’nin mirasçısının olmadığının tespiti halinde mirasının devlete geçmesine yönelik karar verilmesini talep etmiş, mahkemece aynı parsel hakkında Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 2015/132 Esas sayılı dosya nedeniyle derdestlik oluştuğu kabul edilerek HMK’nın 114/1. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
Eldeki davada 1535 parsel sayılı taşınmazda Köse oğlu Ali’ye yönelik tespit hükmü talep edilmiş, derdest olduğu söylenen Akyurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/132 Esas sayılı dosyasında ise davacı, aynı yer aynı parselde ancak Köse oğlu Seyit yönünden tespit talebinde bulunmuştur.
Farklı tapu kayıt maliklerine yönelik olarak açılan her iki davada dava konusu farklı olduğundan derdestlik oluşmaz. Mahkemece, davacının talebi hakkında yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Mahalli bilirkişilerin açık ve net olmayan beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu,
2. Mahalli bilirkişilerin, tapulamanın da üzerinden uzun yıllar geçmesinin etkisiyle, taşınmazla ilgilenen kişilerin tapulama sırasında ölü olan malikinin mirasçısı mı yoksa zilyedi mi olduklarını birbirine karıştırdıklarını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 29 uncu maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, TMK'nın 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tâbi davalarda "taraflarca hazırlama ilkesi" geçerlidir. Hâkim tarafların talepleriyle bağlı olup talepte bulunan tarafın iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tâbi davalarda ise re'sen araştırma ilkesi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tâbi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırabilir.
2. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tâbi değildir (TMK m.7). Hâkim çekişmesiz yargıda re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.
3. Değerlendirme
Dava konusu taşınmaz başında, bozma ilâmı öncesi ve sonrası yapılan keşifte mahalli bilirkişiler, tapu kayıt malikini tanımadıklarını, taşınmazın fiilen İsmail ... tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, tapu kayıt maliki ... mirasçıları ile ... arasında geçerli bir irs ilişkisinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece herhangi bir somut delile dayanmadan yapılan irs ilişkisine yönelik tespit yerinde olmadığından, 3424 ada 1 parsel (eski 1535) sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.