Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5036 E. 2023/6416 K. 20.12.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:24
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5036
KARAR NO : 2023/6416
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/193 E., 2022/794 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen kadastral parselin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 1940 ada 7 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Esenyurt Belediye Encümeninin 30.10.1997 tarih ve 694 sayılı Kararı uyarınca imar uygulaması yapıldığını, yapılan bu imar uygulaması ile davacı adına 113 m² olan alanın ipotek bedeli dahil 183,64 m²'ye yükseltilerek 05.02.1998 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, daha sonra ise Esenyurt Belediye Encümeninin 09.05.2006 tarih 398 sayılı Kararıyla imar uygulaması yapıldığını, yapılan imar uygulaması sonucu davacının davalılar miras bırakanı ... ile paydaş kılınarak davacıya ait olması gereken payın eksik hesaplandığını, idari yargı yerinde anılan imar uygulamasının iptali istemli dava açtıklarını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yolsuz tescili nedeniyle tapunun eski hale iadesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde, yapılan imar uygulamasının müvekkillerinin istemi dışında yapılmış olduğundan kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.10.2014 tarih ve 2009/292 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarih ve 2019/7942 Esas, 2019/8140 Karar sayılı kararıyla; taraf teşkili sağlandıktan ve taşınmazın bulunduğu alanda yapılan imar uygulamaları ve bu uygulamaların idari yargı yerinde iptal edilip edilmediği usulünce araştırıldıktan ve varsa derdest iptal davalarının sonucu beklenildikten sonra bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin eldeki davaya uygulanamayacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
2. Bu prensip gereğince; imar şuyulandırmasının dayanağı olan idari işlem iptal edilmedikçe sicilin dayanaksız kaldığından ve tescilin yolsuz hale geldiğinden söz edilmesi mümkün değildir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.