Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5253 E. 2023/6215 K. 13.12.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5253
KARAR NO : 2023/6215
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/166 E., 2020/189 K.
KARAR : Tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen tapu tahsis belgesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, terditli alacak istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası ...'ın ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkii, 1449 parselde kayıtlı taşınmazı satın aldığını, bu taşınmazın üzerine inşaatlar yaptığını, ölünceye kadar malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını, bu sıfatla vergilerini ödediğini, ölümünden sonra da davacıların taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla zilyetliklerine devam ettiklerini, bu taşınmazın bedelinin tamamının bankaya ödendiğini belirterek taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptaline, dava konusu taşınmazın üzerindeki ev, avlu ve inşaatla birlikte davacıların veraset ilamlarındaki miras hisselerine göre adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacılar vekili 03.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; eski 1449 parsel, yeni 174 ada 1 parsel taşınmaz kaydının iptali ile miras hisseleri nispetinde davacılar adına tescilini, kabul edilmez ise bilirkişilerce davaya konu arsa ve üzerindeki yapılar için belirlenen 163.190,65 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ilişkin denetmen tarafından raporlar hazırlandığını, raporun sonuç bölümünde bazı tahsis belgelerinin tapu sicil müdürü tarafından imzalanmamış olduğunun belirtildiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davada idari yargının görevli olduğunu, tapu tahsis belgesinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.04.2015 tarihli ve 2011/454 Esas, 2015/196 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mevkiinde, 5 pafta, 1449 parselinde yeni (174 ada, 1 parselde) bilirkişilerin 16.06.2014 tarihli raporları ve eki krokide A harfi ile gösterilen 267.74 m²'lik alanda davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacılar adına ...'a ait veraset ilâmındaki payları nispetinde tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.04.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.04.2018 tarih ve 2015/11985 Esas, 2018/3151 Karar sayılı ilâmında; tapu tahsis belgesini veren makam olan Bodrum Belediyesinin davada taraf olması gerektiği, tapu tahsis belgesinin geçerliliğinin Bodrum Belediyesinden sorularak tapu tahsis belgesi hukuki anlamda geçerliliğini koruyorsa dava konusu taşınmazın imar ıslah planı yapılıp yapılmadığı, imar planındaysa hangi alanda kaldığı, DOP oranı kesilip kesilmediği, kesildiyse hangi oranda kesildiği ve bu oranın alınacak bilirkişi raporunda tapu tahsis belgesindeki alana da oranlanmasının yapılması gerektiği, son olarak bedelin ödenip ödenmediği de kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, ödenmediğinin anlaşılması halinde rayiç bedel depo ettirildikten sonra diğer tüm koşullar da oluştuğu takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda ilgili kurumlara belgenin geçerliliğinin sorulduğu, gelen müzekkere cevaplarında tapu tahsis belgesi üzerinde imza, mühür ve tarih olarak üç şartın bulunması gerektiğinin belirtildiği, davaya dayanak tapu tahsis belgesinde imza ve tarihin mevcut olduğu; ancak mührün mevcut olmadığının, bu hâliyle tapu tahsis belgesinin geçerli olmadığı, bu sebeple tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği, davacıların murisinin tapu tahsis belgesine dayanarak taşınmazın kendisine ait olduğu inancıyla iyi niyetle binaları yaptığı, ağaçları diktiği, binaların ve ağaçların ekonomik değerinin olduğu, dolayısıyla tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesiyle davalının sebepsiz zenginleşeceği, bu nedenle davacıların binaların ve ağaçların değerini davalıdan talep edebileceği, taşınmaz üzerinde bulunan binaların değerinin bozma öncesi raporda dava tarihi itibarıyla 30.312,54 TL olarak tespit edildiği, davacıların murisinin arsa için ödemiş olduğu bedelin günümüzde ulaştığı değerin bilirkişilerce 3.234,56 TL olarak tespit edildiği, yine arsa üzerindeki ağaçların bedelinin 8.683,00 TL olarak belirlendiği, bu suretle davacının talep edebileceği toplam miktarın 42.230,10 TL olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, 42.230,10 TL tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu tahsis belgesinin sırf mührün bulunmaması nedeni ile geçersiz kabul edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalının belgenin geçersizliğini ileri süremeyeceğini, mührün bulunmamasının sorumluluğunun Devlette olduğu, bu nedenle tescil yönünden kararın hatalı olduğu, bilirkişilerce arsanın değerinin 128.639,00 TL belirlendiğini, davalarını 163.190,00 TL olarak ıslah ettiklerini; ancak Mahkemece 42.230,00 TL'ye karar verildiğini, bozmadan sonra yapıların ve ağaçların değerlerinin değişeceğini bu nedenle yeniden ... takdirinin yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescil talebinin reddine karar verilmesi nedeni ile tarafları lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6755 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 inci maddesi ve devamı.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı taraftan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Davacılar vekili yönünden kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, davalı Hazine vekili yönünden 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.