YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5270
KARAR NO : 2024/189
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/645 E., 2023/332 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 275 sayılı parsel sayılı taşınmazın müşterek mülkiyet şeklinde davalılar adına tapuya kayıtlı olduğunu, davacının bu taşınmazın 1000 metrekarelik bölümüne davalıların murisi … ‘ın rızası ile 2000 yılında tavuk kümesi ve bina inşa ettiğini belirterek, Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi uyarınca uygun bir bedel karşılığında taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde Türk Medeni Kanunu’nun 722 ve 723 üncü maddeleri doğrultusunda, yapı değerinin tamamı kadar tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan … ve … vekili, davalı …’nın davacının eşi olduğunu ve yapılan inşaatta davacının maddi desteğinin bulunduğunu, ancak davacının inşaatı tamamen kendisinin inşa etmediğini bu sebeple eğer varsa katkı bedelini isteyebileceğini, müvekkili …’ın oğlunun da katkısı olduğunu, murisin inşaatın bitiminden sonra taşınmazı %15’er paylaştırdığını, dava tarihinden önce davalı …’ın payını davalı …’a satış yoluyla devrettiğini, protokolün geçersizliğine karar verildiğini, protokoldeki imzanın sadece davalı …’ı bağladığını, fenni kümesin 896 m2, tek katlı binanın 126 m2, çelik sundurmanın 45,5 m², kuruluğun ise 90 m² olmak üzere toplam 1575,5 m²’lik davaya konu bölümün ifraz imkanı da bulunmadığını, temliken tescil şartları oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar …, …, …, …, … ve … vekili 10.04.2015 tarihli duruşmada davayı kabul ettiklerini, maddi olayların doğru olduğunu, davanın kabulüne karar verilecekse davalıların paylarına düşen arazi bedelini talep etmediklerini beyan etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 10.02.2016 tarihli ve 2014/235 Esas, 2016/52 sayılı Kararıyla; davalılardan …’ın dava açılmadan önce 02.01.2013 tarihinde 275 parsel sayılı taşınmazdaki payını diğer davalı …’a satarak devrettiği dikkate alınarak ispatlanan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı … yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar …, …, …, …, … ve … yönünden davanın kabulü ile; 275 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile; davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 61.031,25 TL bedelin davalı …’a ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkeme’nin 10.02.2016 tarihli ve 2014/235 Esas, 2016/52 sayılı Kararına karşı süresi içinde davalı … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/801 Esas, 2017/9530 Karar sayılı ilamında; 6100 sayılı HMK’nın 309, 310 ve 311 maddeleri gereğince kabul beyanında bulunan müşterek paydaşların payları yönünden davanın kabulü doğrudur. Ancak 275 parsel sayılı taşınmazın önceki maliki 06.09.2003 tarihinde vefat eden davalılar murisi … ‘ın dava konusu taşınmazı davacıya haricen sattığı yahut mülkiyet hakkını davacıya terk ettiğine dair delil bulunmadığı ve TMK’nın 724 üncü maddesi uyarınca davacı lehine tescil koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, tapu iptali ve tescil talebinin davalı …’ın 7/16 payı yönünden reddedilmesi gerekir. Ancak davacının ikinci kademedeki tazminat isteminin davalı …’ın payı yönünden incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/33 sayılı Kararında; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; davalı … yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine; davalılar …, …, …, …, … yönünden davanın kabulüne, 275 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline; … yönünden davanın reddine; davacının ikinci kademedeki tazminat istemine yönelik talebin kısmen kabulü ile 115.937,50 TL’nin dava tarihi olan 14/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … tarafından alınarak davacı tarafa verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; karar kesinleştiğinde mahkeme veznesine depo edilen 61.031,25 TL bedelin davacıya iadesine, davalılar …, …, …, …, … ve …’ın davayı kabul ve bedel talep etmediklerine ilişkin beyanları dilkkate alınarak haklarında bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 29.01.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/33 sayılı Kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 31.05.2022 tarihli ve 2021/1366 Esas, 2022/3886 Karar sayılı ilamında; mahkemece, hükmün 2 numaralı bendinde davayı kabul eden davalıların payları hükümde gösterilmek suretiyle tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerekirken dava konusu 275 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı adına tesciline; hükmün 3 numaralı bendinde davanın reddine karar verildikten sonra 4 numaralı bendinde davalı … yönünden tazminat isteminin kabulüne; hükmün 5 numaralı bendinde davayı kabul eden davalıların bedel talep etmediklerine ilişkin beyanları dikkate alınarak haklarında bedel iadesi hususunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek infaza elverişsiz hüküm tesis edildiğinden ve gerekçeyle hüküm sonucu arasında çelişki yaratıldığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kabule göre de; yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı … ile … yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılar …, …, …, …, … yönünden davanın kabulü ile; Düzce ili, Akçakoca ilçesi, … Köyü 147 ada 1 parsel (eski 275 parsel) sayılı taşınmazın ilgili davalılar adına olan toplam 18/32 hisse oranında tapu kaydının iptali ile; 18/32 hisse oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, … yönünden talep edilen tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacının ikinci kademedeki tazminat istemine yönelik talebinin ise davalı … yönünden kısmen kabulü ile 115.937,50 TL’nin dava tarihi olan 14.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ‘dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 24.07.2015 tarihinde …’tan satın aldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlıktan habersiz iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davaya konu muhdesatın davacı tarafından yaptırıldığı ispatlanamadığı gibi son dönemde yaşanan sel felaketinden dolayı çok zarar gördüğünü, yeniden keşif talebinin kabul edilmediğini, tazminat kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 4271 sayılı Kanun’un 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 724 üncü maddesi, 6100 sayılı Kanun 125 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, temliken tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bir kısım davalılar davayı kabul etmiş, davalı … ve Kadriye davanın reddini savunmuştur. Davalılar taşınmazda paylı mülkiyete sahip olup kabul beyanında bulunan davalıların payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesinde önceki bozma ilamında da değinildiği üzere bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Öte yandan; bilindiği üzere, dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği ve hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, (6100 sayılı HMK’nın 125 inci maddesinde) dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir.
3. Somut olayda; davalı …’ın payını yargılama sırasında davalı …’na sattığının anlaşılması üzerine, mahkemece davacıya 6100 sayılı Kanun 125 inci maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanması hatırlatılmış, davacı ise davasını devralan tarafa yönelttiğini beyan etmiştir. Davacının seçimlik hakkını kullanması üzerine mahkemece, davalı … aleyhine temliken tescil şartları oluşmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiştir. Davacının terditli talebi olan tazminat isteminin ise davalı … yönünden kabulüne karar verilmiş ise de; terditli tazminat istemi ancak akit tarafı olan kişiye ya da onun mirasçılarına karşı ileri sürülebileceği gözetilmeksizin yapının yapılması sırasında tapuda paydaş olmayan ve iyiniyetli şekilde taşınmazdan hisse satın alırken üzerindeki mütemmim cüzü ile birlikte alan davalı … aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davacının tazminata ilişkin terditli talebini yalnızca bina yapımına rıza gösterdiği iddia edilen muris … mirasçılarına karşı, payları oranında ileri sürebileceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.