Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5528 E. 2024/56 K. 09.01.2024 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 08:59


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5528
KARAR NO : 2024/56
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/156 E., 2023/149 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline ait 1249 parsel sayılı taşınmazın üzerine davalılar tarafından iki katlı bina inşa edildiğini belirterek el atmanın önlenmesini ve binanın yıkılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, taşınmaz üzerine yapılan iki katlı binanın davacının bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuş, ayrıca dava konusu binanın değerinin tespiti ile belirlenen bedelin davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine ve taraflarına ödenmesine kadar hapis hakkı kullandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.04.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile davaya konu 1249 parsel sayılı taşınmazın, davacı tarafından 1995 yılında Hazineden satın alındığı, binanın ise dava tarihinden hemen önce davalılardan ... tarafından yaptırıldığı, daha öncesinde bu yerin özel mülkiyete konu olmadığı, ancak davacıların kök murisi tarafından zilyet olunduğu, kök murisin ölümü sonrasında malvarlığının mirasçıları arasında rızaen paylaşıldığı, dava konusu taşınmazın bu paylaşım sırasında davalılardan ...’e bırakıldığı, ancak 1995 yılında taşınmazın mülkiyeti davacı tarafından iktisap edilmekle davalının zilyetliğinin ve daha önce yapılan rızai taksimin bir hükmü kalmadığı, davacının mülkiyet hakkına dayanarak eldeki davayı açmakta haklı olduğu, nizalı inşaatın davalılardan ... tarafından yaptırıldığı, diğer davalı ...’ün ise taşınmaz ile doğrudan ilgisinin olmadığı gerekçeleriyle davalılardan ... bakımından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı ... bakımından ise davanın kabulüne 1249 parsel sayılı taşınmaza davalının vaki müdahalesinin men’ine, taşınmaz üzerinde bulunan binanın kâl’ine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.01.2019 tarihli ve 2018/2934 Esas, 2019/748 Karar sayılı kararı ile; davalılardan ... vekilinin kâl’e yönelik temyiz itirazının incelenmesinde, mahkemece binanın rıza veya anlaşma doğrultusunda yapılıp yapılmadığı hususu yeterince araştırılmadığı gibi hapis hakkı konusundaki taleplerine yönelik olumlu olumsuz bir değerlendirme de yapılmadığı belirtilerek hüküm bozulmuş, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan adi yazılı anlaşma vasfındaki belgenin 19.11.2013 tarihli oluşu ve davacı tarafça dava konusu yapının yapıldığı parsele ilişkin 25.11.2013 tarihli şikayet dilekçesi ile savcılığa taşınmazdaki yapının yıkılarak yerine yenisinin yapılmaya çalışıldığı iddiaları ile şikayette bulunulduğu, adi yazılı anlaşmadaki taraflara yüklenen yükümlülüklerin iki tarafça da yerine getirilmediği, taraflar arasında sonuçlanmış ya da derdest olan bir çok dava bulunduğu, adi yazılı anlaşmadaki taraflara yüklenen yükümlülüklerin iki tarafça da yerine getirilmediği hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu taşınmazı davacının onayı olmadan mevcut hale getirdiği, davalının iyiniyetli olmadığı, hapis hakkının şartlarının öncelikli koşulunun iyiniyetli olmaya bağlandığından davalının hapis hakkı talebinin de reddi ile davacının davalılardan ... yönünden açtığı davasının kabulüne, 1249 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'ün müdahalesinin men'ine, taşınmaz üzerinde bulunan binanın kâl’ine, davalılardan ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu evin tarafların aralarında yaptığı anlaşma gereğince yapıldığını, davalının hapis hakkının bulunduğunu, savcılığa yapılan şikayet üzerine takipsizlik kararı verildiğini, davacının sözleşmeyi bozduğunu ancak el atmanın önlenmesi davasıyla öğrendiğini, öncesinde haberinin olmadığını, söz konusu yapıyı davalının iyiniyetle ve sözleşmeye dayanarak yaptığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda hapis hakkı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.