Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5552 E. 2024/240 K. 17.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5552
KARAR NO : 2024/240
KARAR TARİHİ : 17.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/519 E., 2023/665 K.
KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1. Davacının dava konusu 284 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu,

2. Davalıların bu taşınmazın bir kısmına bina inşa ettiklerini, tel örgü çektiklerini ve benzeri muhdesat yapmak suretiyle taşınmazı işgal ettiklerini,

3. Davalılara ait binanın kaçak ve ruhsatsız inşa edildiği gibi bir kısmının 2 parselde bir kısmının da DSİ’ye ait su kanalı istimlak sahasında kaldığını,

4. Davalıların davacıya karşı Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/190 E. sayılı tapu iptal ve tescil davası açtıklarını, bu davanın reddedildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini belirterek davalıların 2 parsel sayılı taşınmaza vaki el atmanın önlenmesine, taşınmaz üzerine davalılar tarafından inşa edilen binanın ve diğer muhdesatların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Sami vekili cevap dilekçesinde;
1.Dava konusu evin davalılar tarafından inşa edildiğini ve o zamandan beri kullanıldığını,

2. Taşınmazın DSİ tarafından sonradan kamulaştırıldığını,

3. Dava konusu taşınmazın hile ile harici olarak satın alındığını, muhtar ve azaların imzaladığı belgenin geçerli olduğunun söylendiğini,

4. Davacının evine taşan kısmın taşınmazın çok küçük bir bölümü olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.10.2020 tarihli ve 2019/13 Esas, 2020/291 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2021/4542 Esas, 2022/3178 Karar sayılı kararıyla; davanın … tarafından açıldığı, yargılama esnasında 11.12.2016 tarihinde davacı …’ın öldüğü, bozma sonrasında … mirasçılarından sadece … tarafından kendisini temsil ettirdiği vekili aracılığıyla yargılamaya devam edildiği, mahkemece davacının ölümü sonrasında taraf teşkilinin sağlanması için herhangi bir usul işlemi yapılmaksızın dava hakkında karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkilinin sağlanmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında el atmanın ispatına yönelik hiçbir delil bulunmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, el atmanın söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 inci maddesi,

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.