YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5680
KARAR NO : 2024/187
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/410 E., 2017/386 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen alacaklı tarafından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi uyarınca icra mahkemesinden alınan yetkiye istinaden açılan ortaklığın giderilmesi davasında, davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı …’den alacaklı olduğunu, dava konusu 297, 303, 783, 644, 545, 562, 567, 569, 181 parsel, 104 ada 7 parsel sayılı taşınmazlarda borçlunun murisinden intikal eden paya haciz konulduğunu ve icra mahkemesince alacaklıya yetki verildiğini belirterek; dava konusu taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …, …, … davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.05.2014 tarihli ve 2012/264 Esas, 2014/252 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 09.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/16895 Esas, 2016/2317 Karar sayılı kararıyla; borçlu ortağın payı belirlenip, borç miktarının tespiti ile borca yetecek kadar taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde on adet taşınmazın satışına karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’in borcu nedeniyle açılan ortaklığın giderilmesi davasına esas alınan yetki belgesine konu icra dosyasındaki güncel borç miktarının, dava konusu taşınmazlardan Balıkesir ili, Susurluk ilçesi, Beyköy Mahallesi 783 parsel sayılı taşınmazdaki borçlunun hissesine düşen miktar ile karşılanabileceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, Balıkesir ili, Susurluk ilçesi, Beyköy Mahallesi 783 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, diğer taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tüm taşınmazlar yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi uyarınca icra mahkemesinden alınan yetkiye istinaden açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 628 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 121 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
3. Somut olaya gelince; davanın kabulüne karar verilen taşınmaz, tapuda bir kısım davalıların murisi Kemal Kantir adına kayıtlı olduğundan, satış bedelinin mevcut tapu kaydı ve veraset ilamı dikkate alınarak dağıtılmasına karar verilmesi isabetli olmuştur. Satış bedelinin dağıtılmasında dikkate alınan tapu kaydı ve veraset ilamındaki oranların, yargılama giderlerinin yükletilmesinde de gözetilmesi gerekirken yargılama giderlerinin taraflardan hisseleri oranında alınmasına dair hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
4. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı tarafın Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “taraflardan payları oranında alınmasına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlar gözetilerek tahsil edilmesine” ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının (7) ve (8) numaralı bendinde yer alan “taraflardan hisseleri oranında alınarak” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlar gözetilerek tahsili ile” ibarelerinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.