Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5704 E. 2024/296 K. 18.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5704
KARAR NO : 2024/296
KARAR TARİHİ : 18.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/457 E., 2023/483 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar Arsan Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
I. Davalı …, …’ne mahkeme kararının tebliğine dair belgenin dava dosyası içerisinde yer almadığı belirlenmiştir.

Bu itibarla kararın;
1. Temyiz yoluna başvurmayan ilgili davalılara tebliğ edilip edilmediği araştırılarak,
a) Tebliğ edilmiş ise tebliğ belgesinin eklenmesi,

b) Tebliğ belgesi yok ise dayanak kayıtlar getirtilerek tebliğ tarihinin saptanması,

II. 7201 sayılı Tebligat Kanun’u, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’la değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.

1. Bu kanun değişikliğine göre muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun’un 21inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun’un 10 uncu maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanun’un 20 ve 21inci maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliği’nin 29 uncu maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.

2. Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.

Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 21 inci maddesinin ikinci fıkrası farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21 inci maddesinin ikinci fıkrası maddesine göre tebligat çıkartılması ve bu hükme göre tebliğ edilmesi, yukarıda belirtilen hükümlere aykırı olduğundan ve muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından usulüne uygun değildir.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; gerekçeli karar tebligatının davalı …’ın bilinen en son adreslerine çıkarılması, bu adreslerin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip tebligatın buraya yapılması gerekirken, ilk seferde doğrudan Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası maddesine göre tebligat yapılması usulüne uygun olmadığından, adı geçen davalının adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline iadesi gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.