Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5774 E. 2024/149 K. 15.01.2024 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 04:12
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5774
KARAR NO : 2024/149
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/237 E., 2019/13 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, yapının davacıya aidiyetinin ve değerinin 40.014,00 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, sınırlarını dava dilekçesinde bildirdiği ve Hazine adına kayıtlı 2623 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın muris babası zilyetliğinde bulunduğunu, üzerindeki binanın babası tarafından yaptırıldığını, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartıldığını, Karayolları Mersin 5. Bölge Müdürlüğü tarafından bu yerde kamulaştırma çalışmaları yapıldığını ileri sürerek binanın kendisi ve paydaşlarına ait olduğunun tespiti ile değerinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.02.2011 tarihli ve 2009/470 Esas, 2011/27 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin III No.lu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.01.2014 tarih ve 2013/10923 Esas, 2014/999 Karar sayılı ilamı ile; hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu, dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile eklenen ek 4 üncü madde gereğince kullanım kadastrosu yapılıp yapılmadığı ve dava konusu muhdesatın 2/B madde uygulama sınırları içinde kalıp kalmadığının net olarak tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; kamulaştırmadan önce ... ilçesi, .. Köyü, ... Mahallesi 2623 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının davacıya aidiyetinin ve değerinin 40.014,00 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerektiğini, davacı lehine vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini ve muhdesat bedeli olarak dava tarihi değerinin hüküm altına alındığını, oysa güncellenmiş değerinin hüküm altına alınması veya bu bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyanla temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
2. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir.
3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.