YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/615
KARAR NO : 2023/1120
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak; asli müdahiller yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2021/8335 Esas, 2022/4374 Karar sayılı kararıyla bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden ve sicil kayıtları kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı bulunmayan tapu kayıtları esas alınarak infazda duraksamaya neden olacak biçimde hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bir kısım davacılar vekili karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; 1949 yılında düzenlenen taahhüt senedinin geçerli olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarının dikkate alınması gerektiğini, uzman bilirkişilerden alınan kurul raporları ile davacıların talep ettikleri taşınmazların revizyon neticesinde 787, 788, 789, 790, 792, 793, 794, 484, 171, 172, 173, 174 sayılı parsellerdeki … ve … hisseleri olduğunun tespit edildiği, bu parsellerin de tekrar revizyon gördükleri alınan ek raporlar doğrultusunda anlaşıldığından özellikle eksik olduğu bilinen 794 parsele ilişkin güncel kayıtlarının celbi ile tapuların gittiği parsellerin belirlendiğini belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın onanmasını talep etmiştir.
Davacı … vekili ise; bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğini, 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ve sonrasında alınan ek raporlarda da bozma ilamında belirtilen hususların incelendiğini belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçeden belirtilen sebeplerden kararın onanmasını talep etmiştir.
Davacılar vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
HMK’nın “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan HUMK’nın 440/I maddesi:
“Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir:
1. (Değişik: 16/7/1981 – 2494/31 md.) Temyiz dilekçesi ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartiyle – karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması,
2. Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması,
3. Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması.
4 . Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması,” şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/III maddesinde ise hangi kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiş olup anılan madde:
“Yargıtayın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez
1. Miktar veya değeri altı milyar liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar,
2. 8 inci maddede gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 6 No.lu bendindeki davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan davalar hariç),
3. Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları,
4. Hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanun’un tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar.” hükmünü içermektedir.
Yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, mirasçılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi veya iptali davaları, kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar dışında sulh hukuk mahkemesince verilen hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlara karşı karar düzeltme isteminde bulunulamayacağı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak HUMK’nun 440/III-2 maddesine göre, istisnaları hariç olmak üzere, sulh hukuk mahkemesi
kararları karar düzeltmeye tâbi değildir. Bu dava da yasanın öngördüğü istisnalardan olmadığına göre karar düzeltme istemi incelenemez.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacılar vekillerinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurularının reddi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekillerinin karar düzeltme talepli dilekçelerinin REDDİNE,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.