Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/638 E. 2023/2807 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/638
KARAR NO : 2023/2807
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisin ölümü ile hissedar oldukları 4802 ada 14 parsel sayılı taşınmazda davalının yıllardır ikamet ettiğini ve müvekkillerine hiçbir ödeme yapmadığını, son 5 yıllık kira bedellerinin hisseleri oranında müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazda çocukluğundan beri davacıların muvafakatı ile oturduğunu, bu konuda intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 25.12.2014 tarihli ve 2011/522 Esas, 2014/662 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 15.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davalı vekilinin takas itirazı süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 25.12.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/3591 Esas, 2016/7039 Karar sayılı kararıyla; 3 katlı binanın bulunduğu çekişmeli taşınmazda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı, oluşmuşsa çekişmeli bölümün kim veya kimlerin paylarına isabet ettiği ve kimler tarafından kullanıldığı, oluşmamışsa davacının kullanabileceği yer bulunup bulunmadığı, taşınmazda boş daire olup olmadığının araştırılmadığı belirtilerek; tarafların bildirdikleri tüm delillerin toplanması, yerinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının, oluşmuş ise kimin nereyi kullandığının belirlenmesi, fiili kullanma biçimi oluşmamışsa davacının payına karşılık taşınmazda kullandığı veya kullanabileceği yer bulunup bulunmadığının ya da taşınmazın tümünün davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının, taşınmazda boş daire olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında fiili kullanım biçiminin oluşmadığı, davacıların payına karşılık taşınmazda kullandığı veya kullanabileceği ayrı bir bağımsız bölümün bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle intifadan men koşulunun gerçekleşmiş bulunduğu, bozma ilamından önce alınan bilirkişi raporuna göre davacıların isteyebileceği ecrimisilin 15.000,00 TL olarak belirlendiği, davalı tarafın takas beyanının süresinde olmadığı ve davacı tarafında süresinden sonra yapılan takas def’ine muvafakatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 15.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davalı vekilinin takas itirazı süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. İtiraz ve beyanlarının değerlendirilmediğini,

2. Davalının uzun yıllar boyunca bu taşınmazda davacıların muvafakatiyle oturduğunu ve herhangi bir kira bedeli talebinde bulunulmadığını bu nedenle intifadan men koşulunun oluşmadığını,

3. Bozma sonrası, yeni bilirkişi raporu alınmaksızın yeni oluşan şartlar ve tanık beyanları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu,

4. Kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu taşınmazda annesi ve kız kardeşi ile oturduğu gözetilerek sadece müvekkilinin payı oranında hüküm kurulması gerekmekte iken tüm kira bedelinin müvekkile yükletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

3. 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile ecrimisil, haksız işgal tazminatı olarak nitelendirilmiştir. Bu kararın gerekçesinin V. bendinde “işgal tazminatı davalarının hususi bir şekli olan ecrimisil davalarının beş yılda zamanaşımına uğrayacağı esasını benimsemiş bulunan 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli” olduğu açıklanmış ve ecrimisil davalarının 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 908 inci (4721 sayılı Kanununun 995 inci) maddesine dayanan bir tazminat davası olduğu belirtilmiştir.

3. Değerlendirme
Dava ecrimisil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazda yer alan üç katlı binada bulunan bağımsız bölümde; davalının muris babanın sağlığında babası ve annesiyle birlikte yaşadığı, sonrasında ise annesiyle birlikte dava konusu konutta oturmaya devam ettiği; davacıların ise aynı binada yer alan bağımsız bölümleri bir dönem ikamet ederek sonrasında ise kiralayarak tasarruflarında bulundurduğu anlaşılmış olup dosya kapsamındaki delillere göre intifadan men koşulu ispatlanamamış olduğundan davacılar tarafından ecrimisil talep edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.