YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/717
KARAR NO : 2023/1403
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından
verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, davalı kardeşi tarafından, … ilçesi, 2. Bölge, Safra, Köyiçi mevkii 28 pafta, 3455 parselde kayıtlı bulunan 22. Blok 21 No.lu Dairenin 8/1129 hissesinin 13.5.2002 tarih ve 9470 yevmiye No.lu satış vaadi sözleşmesi ile satışının vaat edildiğini, bedelinin ödenmesine rağmen davalı tarafından tapunun devredilmediğini, bu nedenle davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; bahsi geçen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin 13.05.2002 tarihli olduğu, davacının sözleşmede kararlaştırılan bedeli tam olarak ödemediğini, Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu nedenle zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 26.01.2016 tarih ve 2015/798 Esas, 2016/63 Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.01.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih ve 2016/11262 Esas, 2019/936 Karar sayılı kararı ile 13.05.2002 tarihli sözleşmede taşınmazın devir ve teslim edildiğine dair ibare bulunduğu, davacı vekilinin duruşmadaki beyanın imzasız olması karşısında resmi senedin aksinin ikrar ile de ispat olunamadığı; mahkemece, davalı hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; davacı tarafın açmış olduğu davada taleplerini ispat ettiği anlaşıldığından tüm dosya kapsamındaki tarafların beyanları da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
1. Dairemizce 23.11.2022 tarih ve 2022/4533 Esas, 2022/7128 Karar sayılı ilamında; somut olayda, tarafların, Bakırköy 30. Noterliği’nin 13.05.2002 tarih ve 09470 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın satışı konusunda anlaştıkları, sözleşmede bedelin toplam otuz adet emre muharrer senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı vekilinin 17.11.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde bedelin ödenmediğini savunduğu açıklanmıştır.
2. Mahkemece davalının bedelsizlik savunması üzerinde durularak, bedelin ödendiği davacı tarafından kanıtlanırsa şimdiki gibi tapu iptali tescil talebi hüküm altına alınması, kısmi ödeme yapılmış ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedelin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 81 inci maddesi uyarınca depo ettirilmesi, ödeme yok ise dava reddedilmesi gerekçeleriyle eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; bedelin ne kadarının ödendiği veya ödenmediğini ispat yükünün davalı satıcıda olduğu, yargılama boyunca bu yönde delilde sunulmadığından 06.02.2019 tarihli “…davalı hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma sebebidir” gerekçeli Dairemiz bozma ilamına uyularak verilen kararın onanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmede bedelin emre muharrer senetlerle ödeneceğinin kararlaştırılması halinde ispat yükün hangi tarafa ait olduğu noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesi.
2. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda usulî kazanılmış hak ya da usulî müktesep hak olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.02.1998 tarih ve 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih ve 2016/11262 Esas, 2019/936 Karar sayılı ilamında; satışı vaat edilen taşınmazın, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmeyeceği izah edilmiştir. Kararda bu açıklamadan sonra davanın kabulüne dair kesin nitelikli bozma ilamı oluşturulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına dair karardan sonra davacı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Bu sebeple davalının bedelin bir kısmının ödenmediğini ilişkin defiin dikkate alınması mümkün değildir.
2. Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 23.11.2022 tarih ve 2022/4533 Esas, 2022/7128 Karar sayılı ilamımız yanılgıya dayalı olup davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozma ilamı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23.11.2022 tarih ve 2022/4533 Esas, 2022/7128 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.