YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/746
KARAR NO : 2023/2564
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı … yönüyle açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1. Davacılar vekili; 106 ada 3 parselde kayıtlı bulunan gayrimenkulde, 119 metrekare iki katlı ev bulunduğunu, söz konusu evin bir katının davacılardan…..l’e, bir katının da davacılardan İdris’e ait olduğunu, ayrıca söz konusu gayrimenkulde müvekkillerine ait çeşitli cins ve evsafta ağaçlarda bulunduğunu, bu nedenle evin ve ağaçların müvekkilleri İdris ve … adına tespitinin gerektiğini,
2. Kahramanmaraş ili, … Mahallesi, …. Mevkiinde bulunan 106 ada 1 parselde kayıtlı gayrimenkulde bulunan evin ve ağaçların ise davacılardan …’a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi vermemiş, 07/04/2015 havale tarihli beyan dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22/03/2016 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01/06/2020 tarih, 2016/16675 Esas ve 2020/2733 Karar sayılı kararı ile ‘‘…Dava konusu alana ilişkin kamulaştırma haritalarının getirtilmesi, mahallinde keşif yapılarak taşınmazın çalışma alanı içinde kalıp kalmadığının saptanması, dava konusu alanın harita üzerinde işaretlenmesi, davaya konu ağaçların kamulaştırma ilanından önce mi sonra mı dikildiğinin tespit edilerek hukuki yarar olgusunun saptanması gerekir. Bu hususlar düşünülmeden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; mahkemece, kabul kararı verilen ağaçlar, cins, yaş ve adet olarak hükümde belirtilerek, HMK’nın 297/2 nci maddesine uygun infaza elverişli bir şekilde hüküm kurulması gerekirken, muhtelif cins ve nitelikte ağaçların davacılara ait olduğunun tespitine şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.’’ gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … yönüyle açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine,
2. … dışındaki diğer davalılar yönüyle açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; İdareleri yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … tarafından kamulaştırma yapılan taşınmazda muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK’nın 106/2 nci maddesi ) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK’nın 114/1-h, 115 inci maddesi).
2. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, temyiz edenin sıfatına ve temyizin kapsamına göre kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edenin sıfatına ve temyizin kapsamına göre usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz eden davalı … Harçlar Kanunu gereği harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.