Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/751 E. 2023/2570 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/751
KARAR NO : 2023/2570
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;

1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.

2. Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun’un 21/2 inci maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligatın, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanun’un 10 uncu maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması gerekir. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21inci maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliği’nin 29 uncu maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.

3. Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanun’un 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2 inci maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanun’un 21/2 inci maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.

4. Tebligat Kanunu’nun 10/2 ve 21/2 inci maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya Tebligat Kanunu’nun 21/2 inci maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36’ıncı maddesine ve Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.

5. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davalılardan …, …, …,, …, …, … ve …’ın adresleri farklı olmasına rağmen; karar ilamı tebliğ mazbatalarının, aynı komşu adı, aynı açıklama ve aynı aza tarafından Tebligat Kanununun 21/1’inci maddesine göre teslim alındığı, aynı komşunun, aynı günde farklı adreslerde hazır bulunmasının ve bunun yanında davalıların adreslerinde bulunmamalarının aynı gerekçeler ile açıklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve bu nedenle söz konusu tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.

6. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalılar …, …, …, , …, …, … ve …’ın adreslerine yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde tebliğinin sağlanması ve kanuni temyiz süresinin beklenilmesi,

7. Bu itibarla sözü geçen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.