YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/757
KARAR NO : 2023/2402
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile 50.750,30 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı muris … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davaya konu 228 parselde davacıların paydaş olduğunu, fiili kullanım nedeniyle 70-75 dekarlık alanın müvekkilleri ya da kiracıları tarafından kullanıldığını, Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/313 Esas ve 2012/242 Karar sayılı dosyası ile men-i müdahale ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2009-2010 yılı için 10.000,00 TL ecrimisil talep ettiklerini, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği ve kesinleştiğini, 2010-2013 yılları için davalının haksız müdahalesi sebebiyle toplam 36.000,00 TL ecrimisilin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, sonradan talep miktarını 50.750,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacılar ile davalı arasındaki Karataş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/31 Esas ve 2012/242 Karar sayılı men-i müdahale ve ecrimisil davasında bilirkişinin hesap hatası yaptığını, sadece satın alınan hisse oranına göre talepte bulunabileceklerini, davalının Maliye Hazinesinden kiraladığı yerin hesaplanmaması gerekirken hesaplandığını, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.09.2020 tarih ve 2020/1668 Esas, 2022/5101 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2010, 2011, 2012 ve 2013 dönemlerine ilişkin ecrimisilin toprak özellikleri, verimlilik durumu, yetiştirilen ürünler ve piyasa koşullarına göre hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de, hangi ürün türüne göre hesaplama yapıldığı, münavebeli tarım uygulanıp uygulanmadığı rapordan anlaşılamadığı gibi, bu hususun Mahkemece de yeterince araştırılmadığı, Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğunun tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulması, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlarının getirtilmesi, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edildikten sonra hesaplama yapılması gerekirken hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; 50.750,30 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara tapu kaydındaki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı muris … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; muris …’in davaya konu olan parselde bulunan 83.000 m²’ye yakın Hazineye ait araziyi ecrimisil bedeli ödeyerek Maliyeden kiraladığını, Hazine arazisi 83 dönüm olduğu hâlde diğer hissedarların fazla alan sürmesi sonucunda davalı tarafın 69 dönüm ekim yapabildiğini, davalılar murisinin davacıların paylarına müdahalede bulunmadığını, davacıların önalım davası sonucunda önceden satın alınan 11 dönümlük yeri geri aldıklarını ve bu miktar üzerinden ecrimisil bedelinin hesaplanması gerekirken davacılara ait tüm paya müdahale varmış gibi hesap yapılıp hatalı hüküm kurulduğunu, bu nedenle ecrimisilin de oldukça yüksek hesaplandığını, davacıların kötü niyetli olduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, ecrimisilin hüküm altına alınabilmesi için, davalının kötü niyetli müdahalesinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatı gerekir.
2. Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK’nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
3. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı tarafça temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı muris … mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.