Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/760 E. 2024/212 K. 16.01.2024 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 22:15
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/760
KARAR NO : 2024/212
KARAR TARİHİ : 16.01.2024
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1096 E., 2022/976 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/29 E., 2021/72 K.
Taraflar arasındaki muhdesat tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava konusu 2681 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki beş katlı yapının kaba inşaatının davacı tarafından yaptırıldığını belirterek muhdesatın davacıya ait olduğunun ve yaptırdığı işlerin bina inşaatına katkı oranının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu binanın yapımında davacının katkısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu muhdesatın salt davacı tarafından yaptırıldığının sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1. Uyuşmazlığın çözümü için sundukları ve toplanan delillerin davayı ispatladığını,
2. Mahkeme kasasında bulunan defterin kesin delil niteliğinde olup tüm ödemelerin davacı tarafından yapıldığını gösterdiğini,
3. İmzası bulunan ustaların tanık olarak dinlendiğini,
4. Davacının şahsına ait çekler ile ödeme yaptığını ve davalılardan ...'ın çek hesabı olmadığını,
5. Binanın SGK inşaat dosyası bildirgelerinin ve prim ödemelerinin davacı tarafından yapıldığını,
6. Alınan bilirkişi raporunda ödeme belgeleri ile resmi ve serbest piyasa verileriyle maliyet bedellerinin yaklaşık olarak örtüştüğünün ve bina inşaatının katkı oranının %40 olduğunun tespit edildiğini,
7. Ek raporu sunan heyetin uyuşmazlığın çözümünde ehil olmadığını, belgeleri yanlış değerlendirdiğini ve miktar olarak hesaplamalarda yanlışlık yaptığını,
8. Davalıların kaba inşaatının yapımına ilişkin hiç bir harcama beyanında bulunmadığı gibi buna ilişkin belge ve evrakta sunmadığını,
9. 29.10.2015 tarihli delil dilekçesinde tanık olarak bildirdikleri S.M.M.M ...’in dinlenilmediğini ve dinlenilmesinden vazgeçildiğini,
10. Bu yönde usuli eksiklik olduğunu,
11. Ret kararına gerekçe olarak tanıklar ... ve ...'ın beyanlarının gösterildiğini,
12. Ancak her ikisinin de bina inşaat işlerinin davacı tarafından takip edildiği ve paranın da onun tarafından ödendiğini beyan ettiklerini,
13. Davalıların ödemeleri nasıl ve ne şekilde yaptıklarına ilişkin hiç bir söylemleri bulunmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Davacı tarafından sunulan defter, tamamı davacı tarafından düzenlendiği ve resmi nitelik taşımadığı için davalılar yönünden bağlayıcılığı olmadığından davayı ispata tek başına yeterli bir yazılı delil niteliğinde olmadığı,
2. Davacı tarafça delil olarak dayanılan defterde isim ve imzaları bulunan davacı tanıklarının tamamı kaba inşaatın yapım sürecinde yer alan işçiler olup yapım sürecini davacının takip ettiğini ve yaptıkları inşaat çalışmaları için ücretlerini davacıdan aldıklarını söylemekle birlikte bir kısmının davacı tarafından yapılan ödemelerin kendisi adına mı yoksa şirket adına mı yapıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, bir kısmının ise; davacının bu ödemeleri şirket adına yaptığını söylemeleri karşısında tanık anlatımlarının dahi davayı ispat etmekten çok uzak olduğu,
3. 03.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda, kaba inşaat için yapılan toplam ödemenin 252.804,00 TL olup ödemelerin davacı tarafından yapıldığının kabul edilmesi durumunda ileri sürülen ödemelerin bina inşaatına katkı oranının % 40 olacağının belirtildiği,
4. İki kişilik bilirkişi kurulu tarafından ibraz edilen 07.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacının tuttuğu ticari olmayan ve davacı tanıklarının doğruladığı deftere göre ve ... Hazır Beton Şirketi'nin cari hesap dökümleri ile Başaranlar İnşaat Malzemeleri Şirketi tarafından bildirilen cari hesap dökümleri dikkate alınarak yaptıkları hesaplamalara göre davacının yaptığı toplam ödeme miktarının 75.623,66 TL, davalı ... ve hissedarların yaptığı toplam ödeme tutarının 106.602,00 TL ve diğer davalı ... 'ün ödeme tutarının ise 295,00 TL olduğunun saptandığı,
5. Bu tespitler karşısında davacının yaptığı ödemelerin şirket adına değil kendisi adına yapıldığı kabul edilse dahi, binanın kaba inşaatının tamamının davacı tarafından karşılanmadığının açık bulunduğu,
6. İkmal edilen Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/551 Esas, 2018/531 Karar sayılı dava dosyasının Yapı Malzemeleri Ticaret ve İmalat San. Ltd.Şti tarafından açıldığı, davalıların ..., ..., ... (yani eldeki davanın tarafları) olup dava konusu binanın ince işlerinin şirket tarafından yaptırıldığının tespitinin istenildiği ve yapılan yargılama sonunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği,
7. İlgili şirket vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde; tüm bina kaba inşaatının davalılardan ... tarafından yaptırıldığının beyan edildiği,
8. Davalılardan (eldeki davanın davacısı) ... tarafından davanın kabulü beyanı verilmişse de davacı şirket adına dava açan vekile (şirket adına temsile yetkili şirket müdürü sıfatıyla tek başına) ... tarafından vekaletname verildiği,
9. Dolaysıyla söz konusu davayı açan şirketin yetkili temsilcisi ile davalı sıfatlarının birleştiği,
10. Şirket vekilinin kaba inşaata yönelik beyanlarının eldeki davada sonuca etkili sayılamayacağı,
11. Arsa üzerine inşa edilen binanın sadece davacı tarafından kendi nam ve hesabına yapıldığını ispatlamaya yeterli bilgi, belge ile somut ve görgüye dayalı beyan bulunmadığı,
12. İddianın tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684., 718., 724., 728., 729. ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. ve 19 uncu maddeleri,
4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.