YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/825
KARAR NO : 2023/1782
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmazın belediye tarafından işgal edildiğini belirterek ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın 29.03.2012 tarihli encümen kararıyla kamulaştırılarak bedelinin davacıya ödendiğini, davanın Denizli Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02/07/2015 tarihli ve 2014/245 Esas 2015/538 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, 15.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 17.01.2019 tarih ve 2018/15470 Esas ve 2019/533 Karar sayılı ilamıyla önce onanmış, daha sonra davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, 30.09.2019 tarihli ve 2019/2372 Esas, 2019/8219 Karar sayılı ilamı ile ecrimisil hesabı yönünden bozulmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesinin 11/02/2021 tarihli ve 2020/2 Esas 2021/37 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, 13.196,37 TL ecrimisil bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 30/03/2022 tarih ve 2021/4118 Esas 2022/2421 Karar sayılı ilamıyla, 6360 sayılı Kanun uyarınca 2014 yılında Denizli Belediyesinin büyükşehir belediyesi, davalı … belediyesinin ise ilçe haline geldiğini, davalı … 2014 yılında tüzel kişilik kazandığından davalının bu savunması araştırılmaksızın 2009 ve 2012 yıllarındaki haksız işgalden sorumlu tutulması doğru görülmediğinden hüküm eksik inceleme ve araştırma nedeniyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmalara göre; Denizli Valiliği’nden verilen cevapta dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın 03/03/2014 tarih ve 1808 sayılı karar ile Denizli Belediyesinden, Denizli Büyükşehir Belediyesine devredildiği, taşınmazın Denizli Büyükşehir Belediyesine ait olduğu, Merkezefendi Belediyesine ait herhangi bir yetki veya sorumluluğun bulunmadığının bildirildiği, yine 2009 ve 2012 yıllarına ilişkin davalı belediyenin kurulu olmadığı, davalı belediyeye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 6360 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesine göre Denizli Belediyesinin tüm hak ve borçları davalı belediyeye devredildiğinden davanın husumet yokluğundan reddedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kamulaştırmasız elatma nedeniyle açılan ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından”başlıklı 995. maddesi
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Davacı tarafından açılan ecrimisil-alacak talepli davada, yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesinin üçüncü kararı üzerine, Dairemizin sayın çoğunluğu kararın onanması yönünde görüş belirtmekle, aşağıdaki şekilde muhalefet görüşümüz açıklanmıştır.
1. Yüksek 8. Hukuk Dairesinin karar düzeltme talebi üzerine, onama kararının kaldırılarak “hesap yöntemi” yönünden bozma kararı vermiş, İlk Derece Mahkemesi bu bozmaya uymakla taraflar yönünden usuli kazanılmış hak doğmuştur.
2. Çünkü davalı …, gerek savunmasında ve gerekse temyiz taleplerinde, davanın Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesini ısrarla belirtmesine rağmen, Yüksek 8. Hukuk Dairesi yalnızca hesap yöntemi yönünden kararı bozmuştur.
Bu durumda taraf teşkiline dair temyiz itirazının yerinde bulunmadığı, Dairece buna değer verilmediği ve böylece taraf teşkili hususunun kesinleştiği açıktır.
3. İlk Derece Mahkemesi usulünce inceleme yaptırarak, ikinci kararı ile davanın kısmen kabulüne karar vermiş; karar yine davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak bu sefer dosyayı inceleyen 7. Hukuk Dairesi kesinleşmiş hususu yeniden ele alarak, davalının ecrimisil tarihleri itibarıyla sorumluluğu, yani husumet yönünden araştırılması itibarıyla kararı bozmuştur.
4. İlgili karara tarafımızca muhalefet şerhi konulmuştur.
5. İlk Derece Mahkemesi, bozmaya uymuş ve yaptığı araştırma sonucu ecrimisil tarihleri ile davalı alt belediyenin kuruluş tarihini karşılaştırarak, neticeten “pasif husumet yokluğu” sebebiyle davayı usulden ret etmiştir.
6. Yukarıda açıkladığımız üzere temyiz dilekçesinde belirtilen bu husus, Yüksek 8. Hukuk Dairesinin bozma ilâmında yer almadığı, aksine esasa girildiği ve hesap yöntemi yönünden karar bozulduğuna göre; neticeten davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak yok sayılmıştır.
Bu durum sürpriz karar verme engeline ve aynı zamanda adil yargılanma Anayasal hakkına da açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
7. Neticeten son bozma ilâmı ve buna uyulmasına dair karar yok hükmünde olmakla, esas yönünden karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekirken, onanmasına karar verilmesi hatalıdır.
Bu sebeplerle sayın çoğunluğun kararına muhalifim.