Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/827 E. 2023/2017 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/827
KARAR NO : 2023/2017
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ecrimisil talebi yönünden kısmen kabul, elatmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların boşanma kararının 31.05.2016 tarihinde kesinleştiğini, davacıya ait 1606 parselde bulunan 6 numaralı bağımsız bölümün, ihtarname gönderilmesine rağmen hâlen davalı tarafından işgal edildiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, aile konutu şerhi bulunan dava konusu taşınmazda, müvekkilinin tarafların müşterek olan kızıyla birlikte oturduğunu, taşınmaz evlilik birliği içinde alınmış olup banka kredisinin hâlen davalı tarafından ödendiğini, taraflar arasındaki mal rejimi davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2018 tarih ve 2017/328 Esas, 2018/786 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2019 tarih ve 2019/804 Esas, 2019/1932 Karar sayılı kararıyla; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 11.01.2022 tarih ve 2021/4684 Esas 2022/286 Karar sayılı ilâmında; davacının 2013 yılından itibaren aile konutunu terk etmiş, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra da keşide ettiği ihtarname tarihine kadar davalı eşinin ve çocuğunun konutta oturmalarına karşı çıkmadığı, bu arada geçen süre nedeniyle davacının, çocuğu ile birlikte yaşayan eski eşinin konutta oturmalarına rıza gösterdiğini kabul etmek gerektiği açıklanmıştır.

3. Davacı, 10.04.2017 tarihinde ihtarname göndererek davalının konutu kullanmasına muvafakatını geri aldığından, davalının haksız kullanımının bu tarihten itibaren oluştuğu belirtilmiştir.

4. Kararda, Mahkemenin bilirkişinin boşanma kararının kesinleştiği 31.05.2016 tarihinden itibaren hesapladığı ecrimisil tutarının hükme esas alınması ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile elatmanın önlenmesi yönünde verilen karara ilişkin istinaf ve temyiz yasa yollarına başvurulmasına rağmen bu yönde bir bozma olmadığından bu yöndeki mahkeme kararının kesinleştiğinden bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, sadece ecrimisil yönünden davacının rızasını geri aldığı ve davalının haksız işgalci konumuna düştüğü 10.04.2017 tarihi ile 30.06.2017 dava tarihi arası ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, evlilik birliğinin sona ermesine rağmen müvekkilinin rızasının devam ettiğinin düşünülemeyeceğini, rızanın varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın ecrimisil alacağı yönünden kısmen kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 683 ve 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.