YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/12100
KARAR NO : 2008/10382
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’ın yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ve müsadereye dair (MANİSA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.2.2008 gün ve 456 esas, 40 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ve sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 21.7.2008 günü daireye gönderilmekle incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına suç adının eksik yazılması mahallinde tamamlanabilir bir yazım eksikliği olarak görülmüştür.
Sanıklar … ve … hakkında CMK.nun 231. maddesine ilişkin değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar …, …, …, … hakkında kurulan hükme ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliği ile (ONANMASINA),
2- Sanıklar …, …, …, … …, … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyizlere gelince;
a- Sanıklar … ve …’ın üzerine atılı silah ticareti suçunu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, içeriği maddi bulgularla desteklenemeyen telefon görüşmelerine dayalı iletişim kayıtları dışında cezalandırılmalarına yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden sanık …’ın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine, keza diğer sanık … hakkında ise evinde yapılan aramada bilirkişi raporuna göre 6136 sayılı Yasa kapsamında iki adet bıçak ele geçmesi nedeniyle eyleminin 6136 sayılı Yasanın 15/1. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilip elde edilen bıçak sayısı da gözönüne alınarak alt ve üst sınırlar arasında ceza tayini ile karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
b- Sanık …’ın sanık …’a … seri nolu kuru sıkıdan çevrili tabancayı verdiğine ve sanık …’ın da silah alımına aracılık ettiğine dair, savunmalarının aksine, sanıklar … ve …’ın hazırlık aşamasındaki atfı cürüm niteliğinde olup sonradan değişen anlatımları dışında kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gibi, sanık …’ın alımına aracılık ettiği iddia edilen tabanca ile sanık …’ın sanık …’a verdiği iddia edilen tabancanın da ele geçirilemeyip, atışa elverişli olup olmadığı, nitelikleri ve 6136 sayılı Yasa kapsamındaki silahlardan bulunup bulunmadığının tespit edilemediğinin de anlaşılması karşısında, sanıklar …, … ve …’ın beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
c- Sanık …’da da bir adet tabanca ve iki adet bıçak ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece dayanılan gerekçelere göre temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırın üzerinde tayininde bir isabetsizlik yok ise de; 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçüler esas alınarak, orantılılık ilkesine göre takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınır arasında bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kurallarına aykırı olarak üst sınırdan ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafileri ile yerel C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), bozmanın niteliğine göre sanık …’ın tahliyesine, başka suçtan hükümlü yada tutuklu değilse derhal tahliyenin sağlanması bakımından Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 6.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.