YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/12209
KARAR NO : 2008/10491
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
6136 sayılı Kanuna aykırılık ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine, zoralıma ve 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına dair (SİVEREK) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2007 gün ve 236 esas, 252 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve C.Savcısı tarafından istenilmiş olup, CMUK.nun 318. maddesi gereğince, sanıklar müdafiileri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının 2.7.2008 günlü bozma istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelendi:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olay yeri tespit, arama ve zaptetme tutanağı, bir kısım tutanak tanıklarının yeminli beyanları ve dosya kapsamına göre; davaya konu silah ve mermilerin nakli esnasında “Dur” ihtarına uymayan ve görevli Jandarmaya silahla ateş ederek görevi yaptırmama için direnen kişi veya kişilerin sanıklar olduğuna dair mahkumiyetlerine ilişkin her türlü süpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkumiyitlerine karar verilmesi,
II- Sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelenmesine gelince;
1.6.2005 tarihinde yürülüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde, toplu suçun aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suç şeklinde tanımlanmış bulunması karşısında, oluşa ve dosya içeriğine göre üçüncü bir kişinin varlığının tespit edilememesi nedeniyle sanıklar hakkında 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası ile hüküm kuran mahkemenin kabulü doğru olduğundan, tebliğnamenin bu suça ilişkin (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a- Gerekçeli karar başlığında sanık … … anne adının “…” yerine “…” olarak yazılması,
b- Suç tarihi itibariyle, 5252 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uyarınca hapis cezası yanında verilen temel adli para cezasının 450.00 YTL’den fazla olamayacağının gözetilmemesi ve devamı uygulama sonucu sanığa fazla para cezası tayini,
c- Suça konu silah ve mermilerin nitelik ve sayısı dikkate alındığında sanıklar hakkında tayin edilen cezadan 6136 sayılı Yasanın 12/5. madde ve fıkrası yerine, anılan yasanın 12/4. madde ve fıkrası uyarınca artırım yapılarak sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
d- Suça konu lav silahının, herhangi bir mermi yada maddeyi birden fazla atabilen nitelikte sayılan silahlardan olmayıp, patlayıcı özelliği öne çıkan tek kullanımlık bir düzenek olması karşısında, 6136 sayılı Yasanın Ek.5. madde ve fıkrası kapsamında bulunmadığı, sanıklar hakkında lav silahı bulundurmaktan da dava açıldığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında iki adet lav silahı bulundurmaktan TCK.nun 174/1. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmaları yerine, lav silahları nedeniyle olayda uygulama yeri bulunmayan 6136 sayılı Yasanın Ek.5. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
e- Hükümden sonra 8.2.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 155. maddesi ile müsadereye ilişkin 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinin son fıkrasının yürürlükten kaldırılmış bulunması karşısında, suça konu silahlar ve eklerinin zoralımının 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi gereğince yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün istem gibi (BOZULMASINA), 7.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yukarıda bozmayı içeren karar Yargıtay C.Savcısı … hazır olduğu halde sanıklar ve müdafiinin yokluğunda 8.10.2008 gününde açıkca okunarak anlatıldı.