YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10140
KARAR NO : 2015/20271
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan sanık….’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 177/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 23.09.2013 tarihli ve 2013/452 esas, 2013/929 sayılı kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak:
Dosya kapsamına göre; Yargıtay l2. Ceza Dairesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/7996 esas, 2015/830 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 177. maddesinde tanımlanan suçun tehlike suçu olması karşısında, suçun oluşabilmesi için bu gibi hayvanların bir zarar meydana getirmesi şartı aranmadığı, bu itibarla bir zarar meydana gelmesi durumunda hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması suçundan cezalandırma imkanın ortadan kalktığı, eylemin vasıf değiştireceği ve sanığın en ağır cezayı gerektiren suçtan sorumlu olacağı, somut olayda sanığın kontrolünde olan köpeğin mağdurun yaralanmasına sebep olması nedeniyle tehlikenin gerçekleştiği ve eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi gereğince sanığın en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.05.2015 gün ve 30638 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2015 gün ve…. sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında …Sulh Ceza Mahkemesinin 23.09.2013 gün, 2013/452 esas, 2013/929 karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmakla;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/498 esas, 2012/2011 karar no’lu 22.05.2012 tarihli; 2009/67-84 esas-karar no’lu 07.04.2009 tarihli; 2010/70-159 esas- karar no’lu 29.06.2010 tarihli kararlarında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği durumda hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan yasayolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma ile denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hakim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozmanın gerek başvuru koşulları, gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 29.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.