Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/2373 E. 2015/17384 K. 21.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2373
KARAR NO : 2015/17384
KARAR TARİHİ : 21.05.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, kimliği hakkında yalan beyanda bulunma ve nitelikli hırsızlık
HÜKÜM :- Sanık … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, dolandırıcılık, hırsızlık ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçlarından hükümlülük
– Sanık… hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması hakkında hükümlülük
– Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından hükümlülük
– Sanık… hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan hükümlülük
– Sanık … hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sahte banka veya kredi kartı üretme, kabul etme ve sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartı ile ATM cihazından para çekme ya da alışveriş yapma eylem- lerinde mağdurun sahte oluşturulan banka veya kredi kartı hesaplarıyla ilişkilendirilen bankalar veya finans kuruluşları olması nedeniyle, sahte kart üretme suçunun kartı çıkaran banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kopyalanmış kart kullanılması ya
da aynı kartın değişik zamanlarda kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı gözetilmeden, sanık … hakkında aynı yabancı banka adına sahte oluşturulmuş sonu 9014-2008 ile biten kredi kartlarından ayrı ayrı hüküm kurulması, suç vasıfları dikkate alındığında sonuca etkili görülmediğinden ve başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi, 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise, anılan maddenin 3. fıkrasında düzenlenen birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu cihetle; aynı bankaya ait sahte olarak oluşturulan kredi kartı nedeniyle sanıklar hakkında ayrıca TCK.nun 245/2. maddesi uyarınca da ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmeden, eylem kül halinde değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış; sanık C.. Ö..’da ele geçen nüfus cüzdanları ile ilgili olarak resmi belgede sahtecilik suçlarından mahallinde gereğinin ifası mümkün görülmüştür.
I- Sanıklar … ile …’nun sonu 2019 ile biten sahte oluşturulmuş kredi kartının kullanılması; sanık …’ün sonu 2019 ile biten sahte oluşturulmuş kredi kartının kullanılması ile sonu 7695 ile biten sahte oluşturulmuş kredi kartının kabul edilmesi; sanık…’ın sahte oluşturulmuş sonu 9014 ile biten kredi kartının kullanılmasına teşebbüs; sanık…’in sahte oluşturulmuş sonu 9014 ve 1754 ile biten kredi kartlarının kullanılması ile sahte oluşturulmuş sonu 2008 ile 1957 olan kredi kartlarının kabul edilmesi suçlarından yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a) Sanıklar hakkında temel hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezalarının esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
b) 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca sanıkların yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında TCK.nun 245/2-3. madde ve fıkraları uyarınca hükmedilen hapis cezaları ında tayin olunan adli para cezalarına esas alınan 120’şer birim gün sayısının 5’er güne, TCK.nun 62. maddesinin uygulanması sonucu hükmedilen 100’er günün 4’er güne,
TCK.nun 52/2. maddesinin uygulanması sonucu hükmedilen 2000’er TL nin 80’er TL ye, TCK.nun 43. maddesinin uygulandığı hükümlerde belirlenen temel adli para cezalarının TCK.nun 245/3. madde ve fıkraları uyarınca hükmedilen hapis cezaları yanında tayin olunan adli para cezalarına esas alınan 120’şer birim gün sayısının 5’er güne, aynı yasanın 43. maddesi uyarınca 150’şer günün 6’şar güne, TCK.nun 62. maddesinin uygulanması ile belirlenen 125’şer günün 5’şer güne ve 52. maddesi uyarınca tayin olunan 2500’şer lira adli para cezalarının ise 100’er liraya indirilmek, hükümlerden TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerlerine “TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkın- dan, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hü- kümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEK ONANMASINA),
II- Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık … müdafiinin temyizlerine gelince:
Sanıkların sahte oluşturulmuş kredi kartlarının kullanmaları eylemlerinin, suç tarihi olan 05.05.2005’te yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesinde öngörülen “nitelikli dolandırıcılık” ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 245/2 ve 245/3. maddelerinde düzenlenen “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçlarını oluşturduğu, buna göre de 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen bu suçların yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Üst Cumhuriyet Savcısı ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davanın gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223. maddeleri gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
III- Sanık … müdafiinin, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, yalan beyan; sanık … müdafiinin, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1- Sanık … eylemini, bina içinde muhafaza altına alınmış olan
eşya hakkında gerçekleştirdiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesi yerine, aynı yasanın 141. maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanık … hakkında, aynı soruşturma kapsamında başka suç nedeniyle 22.07.2005 tarihinde yakalandığında başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanarak yalan beyanda bulunduğundan bahisle davalar açıldığı, bu haliyle her iki eylemin kül halinde tek suç olarak kabulü gerektiği, davasız yargılama olamayacağına ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinin “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” hükmü de dikkate alınmadan, mağdur…’a yönelik resmi belgeden sahtecilik suçundan, mağdur…’a yönelik yalan beyanda bulunmak suçlarından hükümler kurulması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca sanıkların yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
4- Sanık … müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanması talebinin TCK.nun 50 ve 51 ve CMK.nun 231. maddelerini kapsadığı gözetilerek, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde anılan maddelerin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Kabule göre de; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde, suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden sonra olduğu gözetilerek, bu tarih itibariyle yürür- lükte olan 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi uyarınca hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müda- fiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.