Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/4431 E. 2015/25602 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4431
KARAR NO : 2015/25602
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

Tebliğname No : 14 – 2013/66753
MAHKEMESİ : İstanbul (Kapatılan) Anadolu 24. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2011/1015 (E) ve 2013/33 (K)
SUÇ : Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Engel sabıkası bulunmayan sanığa, verilen kısa süreli hapis cezasının TCK.nun 50/3. maddesi uyarınca 50/1. maddesinde belirtilen adli para cezasına veya seçenek tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlenmesine karşın, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
3- Uygulamaya göre de; hükümden sonra Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı ilamı ile bir kısım ibareleri iptal edilerek Resmi Gazete’de 24.11.2015 tarihinde yayımlanıp yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 10.12.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık K.. K.. hakkında, kumar oynanması için yer ve imkan

sağlama suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin diğer gerekçelerine katılmakla birlikte, ayrıca aşağıda belirtilen nedenle de bozulması gerekirdi. Şöyle ki;

Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.

Somut olayda da; öncelikle adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği dikkate alındığında; sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılarak sonucuna göre CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekçesiyle de kurulan hükmün bozulmasına karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.10.12.2015