Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2016/7402 E. 2017/1482 K. 16.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7402
KARAR NO : 2017/1482
KARAR TARİHİ : 16.02.2017

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’ün, 6136 sayılı Kanun’un 13/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin BAKIRKÖY 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2010 tarihli ve 2009/836 esas, 2010/414 sayılı kararını müteakip, aynı eylem nedeni ile açılan mükerrer dava sonucunda adı geçen sanığın, 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 600,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2013 tarihli ve 2009/1598 esas, 2013/2 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, hükümlü hakkında verilen cezanın mükerrir olduğundan bahisle davanın reddine dair 08/10/2015 tarihli ek kararının, bu konuda önceden verilmiş ve kesinleşmiş karar bulunması sebebiyle hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, dosya kapsamına göre; sanık …’ün, ruhsatsız silah taşıma suçunndan dolayı yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2010 tarihli ve 2009/836 esas, 2010/414 sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiş olunması karşısında, sanığın aynı eylemi sebebiyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2009 tarihli ve 2009/17637 soruşturma, 2009/5127 sayılı iddianamesi ile açılan mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25.04.2016 gün ve 1819 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2016 gün ve KYB/2016-191614 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2013 tarihinde sanığın mahkumiyetine karar vermekle dosyadan el çektiği,daha sonradan verilen ek kararla hükmün düzeltilmesinin mümkün olmadığı cihetle, 08.10.2015 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 10.01.2013 tarihli hükmün incelenmesinde;
11.07.2009 günü sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen 25486 seri nolu ruhsatsız tabanca ilgili olarak 17.07.2009 tarihli iddianame ile Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava neticesinde Mahkemenin 2009/1598 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucu, 10.01.2013 tarihli karar ile sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 13.03.2013 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, aynı tabanca ile ilgili olarak 31.07.2009 tarihli iddianame ile açılan davada yargılanan sanığın, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince, 01.06.2010 günü 6136 sayılı Yasanın 13/3. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilip kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.03.2013 günlü ilamı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait iddianamenin Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait iddianameden önce düzenlenmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince aynı fiil nedeniyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden ve anılan mahkemenin 01.06.2010 gün ve 2009/836 esas, 2010/414 sayılı kararının onanmasına karar veren Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 05.03.2013 gün ve 2012/6974 esas, 2013/3335 sayılı kararına karşı 5271 sayılı CMK.nun 308. maddesinde öngörülen, sanık lehine itirazlarda süre aranmayacağına ilişkin hükmüne dayalı olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz kanun yoluna başvurulması mümkün bulunduğundan ;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2013 tarihli, 2009/1598 esas, 2013/2 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.