YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9211
KARAR NO : 2017/1986
KARAR TARİHİ : 01.03.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak, parada sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : -Sanıklar …, … ile suça sürüklenen çocuk … hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması ve müsadere,
-Suça sürüklenen çocuk … hakkında parada sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından hükümlülük ve müsadere
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükümlerin durma kararı niteliğinde olduğundan itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle Cumhuriyet Savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafinin bu suça yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliğiyle REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik ve başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Suça sürüklenen çocuğun kovuşturma başlamadan önce, parmak izi şeklinde teknik bir araştırma yapılmadan, polisin ısrarla gerçek kimlik bilgilerini sorması üzerine gerçek kimlik bilgilerini açıklaması şeklinde gerekleşen eyleminde TCK.nun 269/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayarak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
b- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde kısa süreli hapis cezasının ”suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre” adli para cezası ve seçenek yaptırımlara çevrilebileceği, 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde de ”suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” halinde hapis cezasının ertelenebileceği hükmünün düzenlenmiş olması karşısında; bu hususlar irdelenip 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin lehe seçenek yaptırımlar ve erteleme koşulları taşıdığı, ikisinin birlikte uygulanma olanağı yoksa da bunlardan birinin uygulanmasının mümkün olabileceği hususu da gözönüne alınarak 3 aydan fazla hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı TCK.nun 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.