Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2017/24888 E. 2018/1812 K. 21.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/24888
KARAR NO : 2018/1812
KARAR TARİHİ : 21.02.2018

Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve nitelikli mala zarar verme suçlarından sanık … hakkında 31.03.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanması sonucu verilen kararın bozulması üzerine, 5237 sayılı TCK.nun 265, 125/3…a, 152/1…a maddeleri ve fıkraları uyarınca hükümlülüğüne dair; KULA Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 gün ve 2014/69 esas, 2014/125 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bozma kararından önce verilen 07.03.2007 tarihli hükümde sanık hakkında hükmolunan görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezasının adli para cezasına, kamu görevlisine hakaret suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine ve kamu malına zarar verme suçundan verilen hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verildiği anlaşılmakla; aleyhe temyiz de olmaması karşısında, CMK.nun 326/son maddesine aykırı olarak kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.02.2018 gününde bozmada oybirliğiyle, bozma gerekçesinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 31.03.2010 tarihli kararın sanık müdafiinin yüzüne karşı verildiği ancak itiraz süresinin tefhim veya
tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek sanık müdafiinin yanıltıldığı ayrıca ve gerekçeli karar sanık müdafiine tebliğ edilmeden 30.04.2010 tarihinde kesinleştirildiği, Ceza Genel Kurulu’nun 03.11.2009 gün ve 2009/11…210 esas, 2009/259 sayılı kararı ile 05.03.2013 gün ve 2012/15…1292 esas, 2013/89 sayılı kararında da vurgulandığı üzere “5271 sayılı CMK.nun 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin, tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekliliği gözetildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği bu nedenle denetim süresinin başlamadığı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğinden sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılma imkanı olmamıştır. 21.02.2018