YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7537
KARAR NO : 2017/13928
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 407,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Fatih 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2009 tarihli ve 2009/101 esas, 2009/724 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine, hükmün açıklanması ile 6136 sayılı Kanun’un 13/1 ve 765 sayılı Kanun’un 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 407,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İSTANBUL 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2016 tarihli ve 2016/200 esas, 2016/402 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 01/01/2005 olduğu ve yargılama konusu suçun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 5 yıl asli ve 7 yıl 6 aylık eklemeli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 30/06/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15/09/2009 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 03/11/2010 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükmünün de kesinleşmiş olmasına nazaran önceki hükmün açıklanmasının gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında hükmün açıklanma tarihi olan 27/09/2016 itibari ile dava zamanaşımının dolmuş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22.02.2017 gün ve 13671 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2017 gün ve KYB/2017-13519 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.09.2016 gün ve 2016/200 esas, 2016/402 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine, mahkemece hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.