Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/12148 E. 2022/11924 K. 07.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12148
KARAR NO : 2022/11924
KARAR TARİHİ : 07.09.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında mağdurlar … ve Feyzi’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ayrıca mağdur …’a yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1- Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ayrıca sanık … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Sanıkların üzerlerine atılı suçu silahtan sayılan sopalarla işledikleri kabul edilmesine rağmen, haklarında TCK’nın 109/3-a maddesinin uygulanmaması ve bu suretle eylemin silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi karşısında, TCK’nın 3. ve 61. maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun’un 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık …’nın üzerine atılı suçu işlemediğine, kimseyi hürriyetinden yoksun bırakmadığına, soyut mağdur beyanlarını kabul etmediğine, suçun işlendiğine yönelik yeterli delil bulunmadığına, mağdur …’a yönelik eyleme ilişkin kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının çelişkili olduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanık …’in kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı eylemleri gerçekleştirmediğine, tehdit içerikli mesajların kendisi tarafından atılmadığına, tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığına, suçun işlendiğine yönelik kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, şüphenin sanık aleyhine değerlendirilemeyeceğine dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Sanığın tehdit eylemini, basit yargılama usulüne tabi olmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yaralama suçları ile birlikte işlemediği görülmekle yapılan incelemede,
a-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fikraya göre, uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1(1. cümle) maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK’nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.