Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/12661 E. 2020/17917 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12661
KARAR NO : 2020/17917
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
“Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği,
Somut olayda, Malatya 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 2014/462 D.iş sayılı önleme araması kararına istinaden yolcu otobüsünde kolluk görevlilerince yapılan arama işlemi sırasında dedektör köpeğinin otobüsün bagajında bulunan bir çantaya tepki vermesi üzerine, çantanın sahibi olan ve otobüsten indirilerek kimlik tespiti yapılan sanığın kendisini… olarak tanıtıp onun adına tanzim edilmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak nüfus cüzdanı üzerinde yazılı doğum tarihi ile sanığın yaşının uyumlu olmadığının polis memurlarınca fark edildiğinde gerçek kimliğini açıkladığı ve düzenlenen tüm tutanakların sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin gerçek kimlik bilgileriyle yapıldığı, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği, bu nedenle 5237 sayılı TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahatini oluşturduğu, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-e maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek İDARİ YAPTIRIM UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA, 04.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.