YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/14340
KARAR NO : 2020/19431
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, bunun dışında resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise TCK.nın 206. maddesine uyan suçu oluşturacağı, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesine aykırılık olarak değerlendirileceği, bu kapsamda somut olay incelendiğinde;
Sanığın dolandırıcılık suçu şüphelisi olarak yakalandığında kendisini … olarak tanıttığının anlaşılması karşısında, gerçekte bu isimde bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve gerçekte böyle bir kişinin bulunması durumunda sanığın eyleminin TCK.nın 268. delaletiyle TCK.nın 267. maddesindeki iftira suçunu, böyle bir kişinin bulunmaması durumundan ise; sanığın beyan ettiği isme göre düzenlenmiş herhangi bir belgenin bulunmaması hususları birlikte gözetildiğinde sanığın eyleminin Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinde “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Gerekçeli karar başlığında suç adının ”başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine ”iftira” olarak yazılması,
b) Sanığın mağdur hakkında soruşturma başlamadan önce gerçek kimliğini açıkladığı anlaşılmakla hakkında TCK.nın 269/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden aynı kanunun 269/2. maddesine göre uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.