YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/15668
KARAR NO : 2021/3124
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Suç uydurma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında suç uydurma suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu bakımından kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda, kullandığı motosikletin çalındığı ihbarı üzerine motosikletin kolluk kuvvetlerince bulunduğu sırada sanığın kendisini “….” olarak tanıttığı, polis memurlarının sanığın şüpheli hareketlerde bulunması üzerine yaptıkları GBT sorgulamasında kimliğine ulaşılamadığı ve çevrede yapılan araştırmalarda gerçek kimliğinin tespit edildiği, sanığın beyana dayalı kimliğine ilişkin bir resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle TCK.nın 206/1. maddesinde
tanımlanan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’’ suçunun oluşmadığı, eylemin Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinde “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınılması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunulması” şeklinde tanımlanan “kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturacağı, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesi uyarınca sanığın kabahat oluşturan eylemiyle ilgili soruşturma zamanaşımı dolduğundan hakkında aynı Kanunun 20/1. maddesi gereğince İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 01.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.