YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16094
KARAR NO : 2020/19196
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eyleminin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlemiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında başlatılan soruşturmada, mağdura ait kimlik bilgileri emniyet görevlilerine beyan ettiği olaya ilişkin, sanık hakkında basit yaralama ve hürriyeti tahdit suçlarından beraat kararı verildiği anlaşılmakla sanığın “işledikleri bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Tekerrüre esas alınan ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.