YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16265
KARAR NO : 2020/18265
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; somut olayda, sanığın babasından miras kalan 118 ada, 1 nolu parselin katılana satışına ilişkin 21.03.1994 tarihli satış senedi altındaki imzanın babasına ait olmadığından bahisle senette hukuki yararı bulunan katılanın bu imzayı atmış olabileeceği düşüncesiyle şikayetçi olduğu, katılan hakkında söz konusu taşınmaz hakkında asliye hukuk mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davasının katılan lehine sonuçlanmış olması nedeniyle, katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, yargılama sırasında 21.03.1994 tarihli senet ile ilgili yaptırılan imza incelemesi neticesinde Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından tanzim edilen 07.08.2014 tarihli raporda, imzanın basit tersimli olması nedeniyle babalarına ait olup olmadığı hususunda müspet veya menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığına dair kanaat belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın şikayet ve beyanlarının Anayasanın 74. maddesinde yer alan Anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise,
2)Sanığın yüklenen suçu 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/8. maddesinin yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önce işlediği de gözetilerek,adli sicil kaydında engel mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında CMK.nın 231/6. maddesinde sayılan hususlar tartışıldıktan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden,daha önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle söz konusu hükmün uygulanmaması,
3)Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.