YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16750
KARAR NO : 2020/19053
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianamede TCK.nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği, anılan maddenin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı da tanınmadığı anlaşılmış ise de; 08.04.2014 tarihli oturumda sanığa adli sicil kaydının okunduğu ve kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 19.03.2013 tarih ve 2012/2-1500-2013/93 sayılı kararı uyarınca tebliğnamedeki (2). nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; sanığın, katılan ve müştekilerin kendisini tehdit ettiklerini ifade ederek şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda, sanığın soyut iddiası dışında katılan ve müştekilerin atılı suçu işlediklerine dair başkaca bir delil olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi üzerine sanık hakkında iftira suçundan açılan davada; sanığın iddialarının bir kısım vakalara dayanması ve şikayetçi olduğu kişiler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın “delil yetersizliği” gerekçesi ile verilmesi karşısında; sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Anayasa’nın 74. maddesinde düzenlenen şikayet hakkı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, sanığın unsurları itibari ile oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.