YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3138
KARAR NO : 2021/15867
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Mağdur sanıklar … ve …’in mağdur sıfatıyla yapmış oldukları temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Mağdur sanıkların 29.09.2014 tarihli duruşmada birbirlerinden şikayetçi olmadıklarını ve davaya da katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında, temyize hak ve yetkisi bulunmayan mağdurların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Kasten yaralama eyleminin işlenmesi sırasında ve eylemle sınırlı süreyle mağdur sanık …’in iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, mağdur sanığın hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanık …’in darp etmekte olduğu mağdur sanık …’in ahırdan çıkmasına izin vermeden darp eylemine devam etmesi şeklindeki eylemi dışında, hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
III- Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince,
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde, bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
c- Kabule göre de;
Sanık … hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan evlenmenin dinsel törenini yaptırmak suçunu düzenleyen TCK’nın 230/6. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 10.06.2015 günlü ve 29382 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 27.05.2015 gün ve 2014/36 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verilmiş olması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.