YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3593
KARAR NO : 2021/17544
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Gereği görüşülüp düşünüldü:
II- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre; sanık müdafiinin atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından kurulan hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Ceza Genel Kurulu’nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, “yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır.”
Somut olayda, suç tarihinde sanık …’ın alacağını tahsil etmek maksadıyla diğer sanıklar … ve … ile birlikte mağdur …’ın iş yerine gittikleri, mağdur …’ın bahse konu borcun kardeşine ait olduğunu belirtmesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanık …’nın belinden ruhsatsız tabancasını çekerek mağdurun kafasına dayadığı ve “biz bu gün işimizi halledeceğiz yürü bin arabaya” diyerek tehdit ettiği, sanıklar Mustafa ve Murat’ın mağdurun kollarına girerek mağduru zorla araca bindirdikleri, mağdurun kardeşi tanık Alaaddin’in polisi araması sonucu sanıkların yakalanmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, kül halinde 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-a-b maddelerinde yer alan cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nın 109/2,3-a-b maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre;
Sanık … ile mağdur arasında alacak meselesi olması ve bu hususun taraf beyanlarıyla doğrulanması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.