Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/5996 E. 2022/3178 K. 22.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5996
KARAR NO : 2022/3178
KARAR TARİHİ : 22.02.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık ile nişanlı olan tanık …’nin beyanlarının tarafsız olmaması nedeniyle TCK’nın 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı yönündeki mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik olmadığından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
TCK.nın 96/1. maddesinde “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi…” ibaresi yer almakta; yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise “eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir.” denilmektedir.
Somut olayda, sanığın, nişanlısı …’nin amcasının oğlu olan katılanı, kendisi hakkında uzak durulması gereken bir insan olduğu yönündeki konuşmasına sinirlenerek çalışmakta olduğu sırada yanına gidip tehdit ettikten sonra zorla kendi ikametine götürdüğü ve kapıyı kilitlediği, burada katılanı üzerinde iç çamaşırı kalacak şekilde soyduktan sonra olay yeri inceleme raporunda belirtilen sopayla önce kollarına sonra bacaklarına, ayaklarını yukarı kaldırtarak ayaklarına ve burnuna vurduğu, burnu kanamaya başladıktan sonra ip ile ayaklarından bağlayarak sopa kırılıncaya kadar yaklaşık 3 saat süreyle dövmeye devam ettiği, daha sonra katılanı evden kovduğu, katılanın evden ayrıldıktan sonra yolda giderken bayılması üzerine çevredeki vatandaşlar tarafından ambulans çağrılarak götürüldüğü Sivas Numune Hastanesi tarafından sevkedildiği Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi ‘ne ait 28.01.2014 tarihli raporda, vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, vücutta hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olduğu şeklinde rapor düzenlenen olayda, sanığın sistematik ve süreklilik arz edecek biçimde yaklaşık 3 saat süreyle ele geçirdiği sopa ile kırılıncaya kadar katılanı dövmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 96. maddesinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, eziyet suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. ve 326/son. maddeleri gereğince, ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 22.02.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.