YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/672
KARAR NO : 2020/17812
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın mağdura ait kimlik bilgilerini, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/971 Esas, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin (Şişli (Kapatılan) 13. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/795 Esas, İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin (Fatih (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2009/1062 Esas, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin (Fatih (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/683 Esas numaralı dava dosyalarında bildirdiği kabul edilen olayda; UYAP kayıtları ve dosya kapsamına göre; sanık hakkında İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin (Şişli (Kapatılan) 13. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/795 Esas sayılı dosyasından dolayı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 24.01.2014 tarihli iddianame ile İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/20 Esas numaralı kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve verilen kararın temyiz incelemesinde onanarak kesinleştiği, yine İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin (Fatih (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/683 Esas numaralı dosyasından dolayı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 14.11.2011 tarihli iddianame ile İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2011/931 Esas numaralı kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve verilen kararın temyiz incelemesinde onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin (Şişli (Kapatılan) ) 13. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/795 Esas ve İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin (Fatih (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/683 Esas numaralı dosyalarından dolayı başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan açılan davaların 5271 sayılı CMK.nın 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmü uyarınca, aynı fiil nedeniyle açılan mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekmekle, ceza tayininde bu iki eylemin esas alınmaması gerektiği, ayrıca başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, sanığın mağdurun kimliğini bildirdiği İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/971 Esas, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin (Şişli(Kapatılan) 13. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/795 Esas, İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinin (Fatih (Kapatılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2009/1062 Esas, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin (Fatih (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin) 2008/683 Esas numaralı dava dosyaları ile ve sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan açılan ve kesinleşen İstanbul 38. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/20 Esas ve İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2011/931 Esas numaralı dava dosyalarının denetime elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı suretlerinin dosya içine konulması, suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve kesinleşen dava dosyaları açısından ise hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümlerdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Gerekçeli karar başlığında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararlarından İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.08.2006 tarih ve 2006/496 Esas, 2006/648 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken, suç tarihinden sonra 22.11.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılan Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.12.2006 tarih 2006/564 Esas ve 2006/204 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince ceza miktarı ve tekerrür uygulaması açısından 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 02.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.