Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/7327 E. 2022/7841 K. 26.05.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7327
KARAR NO : 2022/7841
KARAR TARİHİ : 26.05.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Gereği görüşülüp düşünüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesine göre Bakanlığın kadına karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan 17.01.2018 tarihli temyiz istemli dilekçede açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı CMUK’nın 237/2. maddesi gözetilerek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
1- Mağdure vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Tüm dosya kapsamına göre, kayden 20.06.1997 doğumlu olup, beyanının alındığı 04.02.2014 tarihli duruşmadaki beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini ifade etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince,
Oluşa ve dosya kapsamına göre; olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin sanık ile arkadaş olduğu ve evden kaçarak sanık ile yaklaşık bir hafta boyunca gezip dolaştıkları, son olarak bulundukları yerin kolluk birimleri tarafından öğrenilmesi üzerine mağdurenin bulunarak ailesine teslim edildiği olayda; dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara
./..
S/2
alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak, sanık tarafından gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 109/1, 3-f maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde TCK’nın 234/2. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321 maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.