YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11034
KARAR NO : 2023/2039
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Parada Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.08.2014 tarihli iddianamesiyle parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca dava açılmıştır.
2. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.12.2015 tarih ve 2015/398 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastı olmadığına, paranın sahteliğini bilmediğine bu nedenle beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, yemek yediği lokantada hesabı 1 adet sahte 200,00 Türk Lirası ile ödemesine ilişkindir.
2. Dosya kapsamında, olay, yakalama ve cd izleme tutanağı, T.C. …’nın 23.06.2015 tarihli raporu mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan olay tutanağı, sanık beyanı, inceleme ve değerlendirme raporu ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılması karşısında, atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin, suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının ancak tekerrüre esas alınması gereken ilamın İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.02.2102 tarihli ve 2010/638 Esas, 2012/96 Karar sayılı ilam olduğunun gözetilmemesi ile sanık hakkında tayin olunan gün adli para cezasının 1 günlüğünün 20,00 TL üzerinden hesabı sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe Bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 2 numaralı fıkrasına “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına
ilişkin hükmün yedinci fıkrasında “Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/490 Esas, 2014/167 Karar” ibaresinin çıkartılarak yerine; “İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.02.2102 tarihli ve 2010/638 Esas, 2012/96 Karar” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.
…