YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11454
KARAR NO : 2023/1003
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında katılan …’ya karşı mala zarar verme suçundan, neticeten hükmolunan 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’a aykırılık (6136 sayılı Kanun) ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme suçlarından 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun ) 170 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 151 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 Tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/1895 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Katılan …’ya karşı mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası,
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 170 … maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; olay yerinde elde edilen 5 adet kovan, birer adet mermi çekirdeği ve gömleğinin kullanıldığı silahın 6136 sayılı Kanun’un kapsamına girip girmediği yönünde görüş içermeyen uzmanlık raporuna dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteğinin; sanığın üzerine atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın arkadaşı olan … …’a icra yoluyla satışa çıkan araç alımı için nakit para verdiği ve karşılığında teminat olarak senet aldığı, ancak … …’un kendisine verilen süre içerisinde icradan araba almadığı gibi sanığa da parasını iade etmediği, bu nedenle sanığın olay tarihinde ele geçmeyen ruhsatsız tabanca ile … …’un kayın pederi olan katılan …’nun … halindeki aracına … … kurşunladığı iddiasına ilişkindir.
2. 17.02.2015 tarihli olay tutanağında; 17.02.2015 günü saat 21.15 sıralarında haber merkezinin kurşunlanma olayı olduğu anonsu üzerine bahse konu adrese gidildiği, çevrede yapılan araştırmada 5 adet 9 mm çaplı MKE yapımı boş kovan bulunduğu, … isimli şahsa ait aracın görgü tespitinde aracın sol … direğinin üst kısmında 3 adet kurşun deliği ile aracın sol arka stop lambasının kaput bölümünde 1 adet kurşun deliğinin bulunduğu, yine … isimli bayanın evinin salon camının alt kısmında kurşun deliği ve camın sol tarafında bulunan duvarda mermi izi bulunduğu tespit edilmiştir.
3. 17.02.2015 tarihli otoda ızrar müracaat görgü tespit tutanağında; … isimli şahsa ait aracın sol … direğinin üst kısmında 3 adet kurşun deliği ile aracın sol arka stop lambasının sağ tarafında kaputta 1 adet kurşun deliği bulunduğu tespit edilmiştir.
4. 19.02.2015 tarihli ev ve oto arama tutanağında; yazılı arama emrine istinaden sanığın evinde ve aracında yapılan aramada olayda kullanılan silahın bulunamadığı tespit edilmiştir.
5. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.02.2015 tarihli uzmanlık raporunda; 5 adet kovanın çap ve tiplerine uygun … bir ateşli silah ile atıldıkları, 1 adet mermi çekirdeği parçası ile 1 adet mermi çekirdeği gömlek parçasının … bir zemine çarpma ve sürtünmeleri neticesinde üzerlerinde kesin teşhise imkan verecek nitelikteki karakteristik izlerden bir bölümünün kaybolmuş olduğu bu nedenle1 adet mermi çekirdeği parçası ile 1 adet mermi çekirdeği gömlek parçasının bir veya birden fazla tabanca ile atılıp atılmadıklarının tespiti yönünde bir sonuç bildirmenin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın tabancanın ruhsatsız olduğuna ilişkin ikrar içeren savunması, uzmanlık raporu, 17.02.2015 tarihli olay tutanağı ve 17.02.2015 tarihli otoda ızrar müracaat görgü tespit tutanağı karşısında, sanığın olayda kullandığı tabancanın ruhsatsız ve ateşli bir silah olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki II nolu görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Katılan …’ya Karşı Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer … “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeni ile sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüştür.
D. Sanık Hakkında Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Oluşa, sanığın savunmasına, katılan … ve tanık Z.S’nin aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın arkadaşı olan … …’a icra yoluyla satışa çıkan araç alımı için nakit para verdiği ve karşılığında teminat olarak senet aldığı, ancak … …’un kendisine verilen süre içerisinde icradan araç almadığı gibi sanığa da parasını iade etmediği, bu nedenle sanığın olaydan önce … …’un kayın pederi olan katılan …’nun evine gittiği, tanık Z.S’ye … …’un nerede olduğunu sorup borcunu ödemesini istediği, olay günü de katılan …’nun evinin önüne gittiği ve katılan …’nun … halindeki aracına ele geçmeyen ruhsatsız tabancasıyla … … kurşunladığı olayda, sanığın alacağını alamaması nedeniyle … … ve katılan …’yu korkutmak amacıyla bu eylemde bulunduğu gözetilerek eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca … bir eylem ile birden fazla mağdura karşı zincirleme şekilde
silahla tehdit suçunu oluşturduğu, bu bağlamda aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının ( a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollaması ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,
2. Silahla tehdit suçunun mağduru konumunda bulunan … …’un mağdur sıfatıyla ifadesinin alınmasından sonra sanıkla olan alacak borç ilişkisi meselesinin mahiyetinin tespit edilerek sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin sadece … …’a karşı gerçekleştirdiği fiili sebebiyle uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Nedenleriyle ilk derece mahkemesinin hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan …’ya Karşı Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 Tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/1895 Karar sayılı kararırına yönelik sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 Tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/1895 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanık Hakkında Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 Tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/1895 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.