YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11530
KARAR NO : 2023/1853
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dinar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 ncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154/1,62,50/3,52., 53. maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 3.000,00 TL
adli para cezası ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastı olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılana ait 148 ada 12 nolu parselde bulunan arsasına duvar yaparak tecavüz ettiği iddia edilmiştir.
2. 148 ada 12 parselin tamamının katılanın üzerine kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
3. Soruşturma aşamasında ve mahkemece yapılan keşif sonrası alınan raporlarda, sanığın duvar yapmak suretiyle katılana ait 148 ada 12 nolu parsele 18,35 metre kare tecavüzünün olduğu, keşif tarihi itibariyle tecavüzün devam ettiği tespit edilmiştir.
4. Sanık tevil yoluyla ikrarda bulunmuştur.
5. Katılan uzlaşmayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın suç işleme kastı olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde, tapu kayıtları, keşif, bilirkişi raporları, sanık savunması, katılan beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılana ait 148 ada 12 nolu parseldeki taşınmazına duvar yaparak tecavüzde bulunduğu, keşif tarihi itiibariyle tecavüzün devam ettiği anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hüküm, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanığa verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulama maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 6. fıkrasından “TCK. 50/3″ ibaresinin çıkarılarak yerine ” 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.