Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/12250 E. 2023/3282 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12250
KARAR NO : 2023/3282
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yüzüne karşı usulüne uygun 23.05.2019 tarihinde tefhim edilen hükmü, hâkim havalesini taşıyan dilekçesiyle 27.05.2019 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı;
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasından ek savunma verilerek sanık …’ın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli kararının sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/1917 Esas, 2016/6651 Karar sayılı kararı ile ” ……eksik araştırma ile hüküm kurulması, ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamından sonra Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli kararı ile sanık …’ın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı belirtilerek, dava dosyasının Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Yargıtay bozma ilamından sonra Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 13.13.2019 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı ve Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli kararı ile incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasından ek savunma verilerek sanıkların başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz sebebi; sübuta, eksik araştırmaya ve saire ilişkindir.
Sanık …’nın temyiz sebebi; somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların, katılanı arayarak hesabından 9.000 TL para çekildiğini ve kartının sigortalı olması sebebiyle bu miktarı kendisine ödeyeceklerini, ancak öncelikle Ziraat Bankası hesabına para yatırması gerektiğini söylemesi üzerine katılanın Ziraat Bankası ATM’sinden toplam 8.510 TL parayı sanık …’ın hesabına yatırdığı, sanık …’ın hesabına yatan paranın sanık …’nın hesabına gönderildiği, katılanın HSCB A.Ş, İNG Bank A.Ş ve TEB A.Ş (Fortis) kredi kartı bilgileri kullanılarak sanık …’ın hesabına gönderilen 12.240,00 TL’nin sanık … tarafından çekildiği, bu suretle sanıkların katılanı hileli davranışlarla aldatarak yarar sağladıkları iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi olmayan bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçuyla birlikte işlemesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;

1.Sanık …’ın, katılan …’ın katılanı arayarak hesabından 9.000,00 TL çekildiğini ve kartının sigortalı olması sebebiyle bu miktarı kendisine ödeyeceklerini söyleyerek katılanın, hesabına Ziraat Bankası hesabına ATM üzerinden kartsız işlemle 8.510,00 TL para yatırmasını sağlayarak söz konusu parayı sanık …’nın hesabına EFT yapması şeklindeki eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine göre maddesine göre lehe olup, aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, internet bankacılığı üzerinden katılanın HSBC Bank A.Ş’ye ait kredi kartından ve İng Bank ve TEB(Fortis) A.Ş’ye ait kredi kartından nakit avans işlemi yaparak katılanın hesabına aktarıp daha sonra kendisi hesabına EFT yaparak şubeden çekmesi şeklindeki eyleminin ise, başkasına ait banka kredi kartını kötüye kullanma ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık ve Aynı Kanun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarından hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sadece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık kurulan hükümde, bozma ilamı öncesinde hükmedilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 15.12.2015 tarihli hükümde sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının 24 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği halde, bozma ilamı sonrasında kazanılmış hak kuralı ihlal edilerek 20 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Sanık …’nın yüzüne karşı usulüne uygun 23.05.2019 tarihinde tefhim edilen hükmü, hâkim havalesini taşıyan dilekçesiyle 27.05.2019 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; tebliğnamede temyiz isteminin süre yönünden reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanık …’nın, sanık …’ın internet bankacılığı üzerinden katılanın HSBC Bank A.Ş’ye ait kredi kartından ve İng Bank ve TEB(Fortis) A.Ş’ye ait kredi kartından nakit avans işlemi yaparak katılanın hesabına aktarıp daha sonra kendisi hesabına EFT yaparak şubeden çekmesi şeklinde eylemine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ancak sanık …’ın katılanı arayarak hesabından 9.000,00 TL çekildiğini ve kartının sigortalı olması sebebiyle bu miktarı kendisine ödeyeceklerini söyleyerek katılanın, sanık …’ın Ziraat Bankası hesabına ATM üzerinden kartsız işlemle 8.510,00 TL para yatırmasını sağlayarak söz konusu parayı sanık …’nın hesabına EFT yapması şeklindeki eylemine iştirak eden sanık …’nın eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile eklenen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine göre lehe olup, aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak bu suçun 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde ve fıkraları gereğince uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince toplam ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli kararına yönelik sanık …’nın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.