YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12373
KARAR NO : 2022/16274
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın temyiz isteminin kendisi hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında kasten silahla yaralama suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Kasten yaralama suçunun basit yargılama usulüne tabi olmayan suçlarla birlikte işlenmiş olması nedeniyle CMK.nın 251/8. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olmadığı belirlenmekle;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, eksik incelemeye ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Suç tarihi, 7331 sayılı Kanunun 22. maddesi ile değişik CMK.nın 251/11. Fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen
geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
3- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, olay günü aracı ile sanayi çarşısına giden sanık …’in burada, … ve … ile tartıştığı, akabinde sanığın ağabeyi olan …’i telefonla arayıp çağırdığı, o geldikten sonra dükkanları önünde oturan müştekilere birlikte saldırdıkları, çıkan kavgada sanık …’in üzerindeki silahı çıkartarak korkutmak amacıyla hedef gözetmeksizin karşı tarafa doğru ateş ederek kardeşi … ile birlikte müştekiyi kovalamaları şeklinde gerçekleşen olayda eylem TCK.nın 106/2-a-c maddesi kapsamındaki silahlı tehdit suçunu oluşturmakla, TCK.nın 44/1. maddesinde yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü karşısında sanığın silahlı tehdit suçundan mahkumiyeti yerine, vasıfta hataya düşülerek yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca CMUK.nın 326/son maddesinden doğan hakları saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.