YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1334
KARAR NO : 2021/2391
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
İddianame No : KYB – 2020/12625
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1, 293/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/300 esas, 2019/1125 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 11/09/2018 tarihli ve 2018/3319 esas, 2018/8882 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 292/5. maddesinde yer alan “bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adli para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır” şeklindeki düzenlemeden sadece ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlülerinin bu kapsamda olduğunun anlaşılması gerektiği ve eğitim amaçlı olarak açık ceza infaz kurumu dışında bulunan hükümlülerin eylemlerinin firar olarak değerlendirilemeyeceği nazara alındığında; somut olayda, sanığın olay günü Ondokuzmayıs Üniversitesi’ndeki eğitimi için kurumdan çıkış yapmasına rağmen, ders bitiminden itibaren gereken sürede geri dönüş yapmadığı anlaşılmakla, sanığın eğitim amaçlı olarak kurum dışında bulunduğu ve dolayısıyla atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22.01.2020 gün ve 20777 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2020 gün ve KYB/2020-12625 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde,sanığın yüzüne karşı verilen 31.10.2019 günlü kararda başvurulacak kanun yolu süresi başlangıcının açıkça gösterilmediği anlaşılmakla hükmün usulüne uygun kesinleşmediği ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı anlaşıldığından,
Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 17.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.