YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13442
KARAR NO : 2021/19177
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay nedeni ile yaralanması sebebiyle, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 03.09.2009 tarihinde düzenlenen geçici raporunda sol göz çevresinde sol yanak bölgesinde, boyun sol yarısında kızarıklık mevcut olduğunun belirtildiği, bilahare İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 07.04.2015 tarih ve 2015/6235 sayılı raporda ” yüz bölgesinde tanımlanan lezyonların kalıcı iz bırakmadan iyileşmiş olduğu cihetle, arızanın yüzde kalıcı iz niteliğinde olmadığı” yönünde rapor verildiği, mağdur hakkında basit yaralama ve tehdit suçlarından İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/7108 Esas ve 2015/144 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda mağdur hakkında üzerine atılı taksirle yaralama suçuna yönelik müştekinin sanık hakkındaki şikayetini geri aldığı için kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi ile aynı Kanunun 73/4. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verildiği ve sanığın da mağduru “ elindeki çay bardağının içerisindeki sıcak çayı yüzüme doğru fırlattı sonra yüzüme çaydanlıktaki suyu da fırlattı” diyerek şikayetçi olduğu olayda; sanığın eyleminin, Anayasanın 74. maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Sanığın, mağdurun yargılandığı dosyada kovuşturma aşamasında mağdur hakkındaki iftirasından döndüğü anlaşılmakla hakkında TCK.nın 269/3-a madde ve fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.